Yunanistan’daki bir mülteci kampında insan hakları ihlalleri

Yaşanan ağır kış koşullarına rağmen kalınan binalarda ısıtma sisteminin çalışmadığı, ve insanların özellikle de çocukların ve ebeveynlerin donma tehlikesiyle karşı karşıya kaldıkları ortaya çıktı. Tim bu yaşanan olumsuzluklara rağmen  herhangi bir önlem alınmaması, mültecilerin barınma, beslenme ve sağlık gibi en temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanması  insan hakları savunucularının tepkisini çekti.

Birleşmiş Milletlerin ilgili antlaşma ve yönetmeliğine göre güvenli ülkelere politik veya farklı sebepler ile iltica başvurusunda bulunan bireylerin temel hak ve özgürlükleri Birleşmiş Milletler tarafından güvence altına alınmaktadır. Ağır kış şartlarında barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması ve yetersiz kalması mültecilerin sağlık durumunu tehlikeye atıyor. Seslerini sosyal medyadan duyurmaya çalışan mülteciler attıkları mesajlarla tehlikeyi gözler önüne serdiği halen önden alınmamış olması insan hakları savunucuları tarafından kaygı verici karşılanıyor.

Avusturyalı insan hakları savunucusu Cristoph Riedl, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla skandalı duyurdu. Çocukların ve ebeveynlerin donma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Riedl, ılık bir çaya bile erişme imkanının bulunmadığını ve sağlık imkanlarına ulaşmanın da olanaksız hale geldiğini, amatör kamera çekimleri ile beraber Twitter hesabından paylaştı.

Daha önce de Yunanistan’ın çeşitli bölgelerinde bulunan mülteci kamplarında benzer problemler yaşanmış ve aynı konulara insan hakları savunucuları tepki göstermişti. Bunun yanında özellikle 2020 yılında yaşanan illegal Deport hadiseleri de aynı şekilde tepkilere yol açmıştı. Yaşanan illegal deport hadiseleri neticesinde 80 den fazla Politik sığınmacı Türkiye sınırında ‘’push-back’’e maruz kalmış ve birçoğu ağır insan hakları ihlalleri ve işkenceler ile gündeme gelen Türkiye hapishanelerinde mahkum ellemeleriyle sonuçlanmıştı. Yaşanan bu olaylar neticesinde bazı bireylerden halen haber alınamadığı ve Meriç nehrinde boğulmuş olma ihtimallerinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştı.

Yunanistan’ın özellikle Türkiye sınırına yakın bölgelerinde bulunan bazı Güvenlik güçleri mensuplarının yapmış oldukları haksız ve hukuksuz muameleler insan hakları savunucularının tepkisine yol açmıştı. Tüm bu insan hakları ihlalleri tartışılırken Midilli adasın’da yaşanan bu problem ayrıca dikkatleri Yunanistan’da bulunan iltica merkezlerinin ve yetkililerin üzerine çekmiş durumda. İnsan hakları savunucuları ve ilgili sivil toplum kuruluşları yaşanan mağduriyetlerin bir an önce giderilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını, mültecilerin temel haklarının yetkililer tarafından karşılanmasını talep ediliyor.

Broken Chalk

1 Comment


Add a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *