TÜRKİYE HALK MAHKEMESİ DURUŞMASINDA KARAR AÇIKLANDI

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi sonrasında Türkiye’nin muhaliflere işkence yaptığı iddiasıyla İşviçre’nin Cenevre şehrinde kurulan ‘Türkiye Halk Mahkemesi Duruşması’nda karar açıklandı. Mahkemeye Türkiye’yi temsilen savunma makamı adına davet edilen Türkiye Hükümeti katılmadı.

TÜRKİYE’NİN İŞKENCE YAPTIĞINA DAİR RAPOR YAYINLADILAR

Başkanlığını Prof.Dr.Francoise Barones Tulkens’in yaptığı Türkiye Halk Mahkemesi Duruşması heyetinde Yargıç Dr. Johann van der Westhuizen, Prof.Dr. Giorgio Malinverni , Prof.Dr. Ledi Bianku , , Angelita Baeyens, John Pace yer aldı. Mahkemenin raportörleri ise Prof. Dr. Clara Burbano Herrera, Jasmina El Kadduri , Martijn Vermeersch , Esther Theyskens oldu. Raportörler ilk gün sonunda Türkiye’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi yargılamalarında işkence yaptığına dair raporu basına duyurdu.

 

KARAR RAPORU

“Tribunal, Türkiye’de sistematik işkence uygulandığına karar vermiştir. 22 Temmuz 2016’da Türkiye hükümeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istenmiştir. Böylesi bir muafiyet söz konusu dahi olamaz.”

 

‘TÜRKİYE İŞKENCE KONUSUNDA ULUSLAR ARASI ANLAŞMALARA UYMADI’

“Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşleri ve çocuklarının da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir. Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir.”

 

TÜRKİYE, “ZORLA KAÇIRMALARDA” DA SUÇLU BULUNDU

“Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin ‘Zorla kaçırılmalar’ konusunda suçlu bulmuştur. Türkiye Hükümeti’nin zorla kaçırılmalar ve zorla yok etmelerin söz konusu olduğu açıkça görmüştür.

Tribunal, Türkiye’deki Basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür.”

  

‘CEZASIZLIK, İŞKENCE VE ZORLA KAYBETME OLAYLARINI PEKİŞTİRİYOR’

“Türkiye’de insan hakları ihlalleri soruşturulmamaktadır. Devlet görevlilerinin işledikleri suçlara karşı harekete geçilmemektedir. Türkiye’de cezasızlık, işkence ve zorla kaybetme olaylarını pekiştirmektedir.”

‘TÜRKİYE’DE SİYASETİN YARGI ÜZERİNDE CİDDİ ETKİSİ VAR’

“Türkiye’de darbe girişiminden sonra ihraçlar yoluyla yargı üzerinde sindirme politikası izlenmiştir. Türkiye’de siyasetin yargı üzerinde ciddi etkisi vardır. Türkiye hükümeti basın özgürlüğü konusunda uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmemektedir.”

‘TÜRKİYE’DE GÜPEGÜNDÜZ, KAMERALAR VE TANIKLAR ÖNÜNDE ZORLA KAÇIRMALAR YAŞANIYOR’

“Yurtiçi ve yurtdışında MİT aracılığı ile zorla kaçırma olayları yaşanmaktadır ve Türk hükümeti bu durumu kabul etmektedir. Türkiye’de güpegündüz, kameralar ve tanıklar önünde zorla kaçırmalar yaşanmaktadır.”

 

‘İNSAN HAKLARI İHLALLERİYLE İLGİLİ YARGI SÜRESİ SAĞLIKLI YÜRÜMÜYOR’

“Türkiye’de, devlet görevlileri tarafından işlenen suçlar konusunda isteksiz davrandıkları ve bu suçların cezasız kaldığı görülmektedir. İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili yargı sürecinin sağlıklı yürümediği görülmektedir. Bu da vatandaşların yargının bağımsızlığı ve adalete erişimini engellemektedir.”

‘TÜRKİYE, CEZASIZLIK KONUSUNDA ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMEDİ’

“Tribünal, Türkiye devletinin, cezasızlık ve adalete erişim ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür. Tribünal’in kaygı ile belirtmek istediği nokta şudur: Mevcut hukuki çerçeve yeterli teminat noktaları sunuyormuş gibi görünse de bu teminat, Gezi Parkı olayları ve 17-25 yolsuzluk soruşturmaları sürecinde maalesef işletilmemiştir. Yasalarda yapılan sürekli tadilatlar, yargı bağımsızlığını azaltmış ve yaralamıştır. Şubat 2013’teki HSYK yasasında yapılan değişiklik HSYK’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmıştır.”

 

‘4560 HAKİM VE SAVCININ GÖREVDEN ALINMASI YARGININ SİNDİRİLMESİ ANLAMI TAŞIYOR’

“4560 hakim ve savcının HSYK’nın hazırladığı bir liste ile görevden alınması, yargı önüne çıkarılmaksızın terör örgütü ile ilişkilendirilerek görevden el çektirilmiş tutuklanmış ve/veya ihraç edilmiştir bu da yargının korkutulması ve sindirilmesi anlamını taşımaktadır.”

‘İŞKENCE VE ZORLA KAYBETME, SİSTEMATİK VE ÖRGÜTLÜ’

“Darbe girişiminden bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleşmiştir. Ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyecekleri açıktır.”

‘İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR KATEGORİSİNDE VE SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR’

“Türkiye’de 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit (bireysel) olarak görülemez, Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir. Tribünal sırasında yapılan tanıklıklar ve sunulan raporlar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, tüm bu suçların ‘İnsanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir.”

(TURKEY TRIBUNAL) TÜRKİYE MAHKEMESİ HAKİMLERİ VE ÖZGEÇMİŞLERİ

Turkey Tribunal’e katılan ve bunun karşılığında herhangi bir ücret talep etmeyerek gönüllü olarak yargılamaları gerçekleştiren hakimlerin özgeçmişleri ve Hukuk kariyerleri ise şöyle:

 

Başkan Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens
1976-98: Université de Louvain la Neuve’de profesör
1998-2012: Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcısı
2012-2016: BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi
2013-2018: AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi
2016-2017: “Monsanto Tribunal Mahkemesi » başkanı

 

Dr. Johann van der Westhuizen
1976-1998: Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü
1999-2004: Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde Yargıç
2004-2016: Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi

 

Angelita Baeyens
Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı
2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü
2012-2014: BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu
2006-2012: Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi

 

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni
Halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı
1965: Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde Doktora
2011: Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi
1974-1980: Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Profesör
1990-2006: Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik Komisyonu)
2007-2011: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg)

 

Prof. Dr. Ledi Bianku
Halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde Doçent
2008-2019: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi
2006-2008: Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi
Sabikan, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

 

Dr. John Pace
Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı
2000-2002: New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü, şu anda Diplomasi Eğitim

 

Haber : Fethullah Alabaş

No comment yet, add your voice below!


Add a Comment

Your email address will not be published.