दुनिया के बच्चों की स्थिति: परिचय

                              परिचय

       “दुनिया के बच्चों की स्थिति 2021” पर परिचय का सारांश

  1. कार्रवाई का समय

कोविड -19 महामारी के परिणामस्वरूप दुनिया ने मानसिक स्वास्थ्य में उल्लेखनीय वृद्धि देखी है बच्चों और उनके परिवारों में समस्याएं। महामारी ने इस बात पर प्रकाश डाला कि दुनिया भर की घटनाएं कैसे हो सकती हैं हमारे सिर के अंदर की दुनिया को प्रभावित करते हैं। हालाँकि, इसने बेहतर तरीके से निर्माण करने का अवसर भी प्रदान किया।

रिपोर्ट के अनुसार, अंतर्राष्ट्रीय समुदाय को एक ऐतिहासिक अवसर प्रदान किया गया है एक के मानसिक स्वास्थ्य को बढ़ावा देने, संरक्षित करने और देखभाल करने के लिए प्रतिबद्ध, संवाद, और कार्रवाई करना पड़ा ।

 

  1. अनदेखी चुनौती

मानसिक स्वास्थ्य के मुद्दों को अभी भी कई अंतरराष्ट्रीय सरकारी नेताओं द्वारा नाबालिग माना जाता है चुनौतियाँ। इसके आलोक में, सरकारें मानसिक स्वास्थ्य को व्यवस्थित रूप से कम कर रही हैं और इश्यू में अधिक निवेश करने को तैयार नहीं है। वास्तव में, अध्ययनों से पता चलता है कि राष्ट्रीय अर्थव्यवस्थाओं को इससे लाभ होता है उनकी आबादी के बीच सकारात्मक मानसिक स्वास्थ्य। समृद्धि और समान अवसरों का पीछा करने के लिए, यह है मानसिक और शारीरिक स्वास्थ्य और कल्याण के बीच संबंध को पहचानने के लिए महत्वपूर्ण है, और जीवन के परिणामों को आकार देने में मानसिक स्वास्थ्य का महत्व। उत्तरार्द्ध को सस्टेनेबल में स्वीकार किया गया था विकास लक्ष्य (एसडीजी)। इस मामले के प्रति उपेक्षापूर्ण रवैया लोगों को बहुत महंगा पड़ता है अंतरराष्ट्रीय समुदाय की अर्थव्यवस्थाएं। वास्तव में, दुनिया लगभग 387.2 बिलियन अमेरिकी डॉलर का भुगतान करती है वर्ष, डेविड मैकडैड और सारा इवांस-लैको द्वारा इस रिपोर्ट की गणना के अनुसा लंदन स्कूल ऑफ इकोनॉमीज एंड पॉलिटिकल साइंस की स्वास्थ्य नीति विभाग। दूसरे शब्दों में, राष्ट्रीय अर्थव्यवस्थाओं को असहयोगी मानव क्षमता में 387.2 बिलियन अमेरिकी डॉलर की भारी हानि होती है l

  1. संबंधित व्यक्ति का साक्षात्कार

 

बच्चों और किशोरों के अनुभवों, चिंताओं और विचारों को सुनना महत्वपूर्ण है जब यह मानसिक स्वास्थ्य के लिए आता है। यूनिसेफ ने ग्लोबल अर्ली एडोलसेंट स्टडी के शोधकर्ताओं के साथ मिलकर काम किया जॉन्स हॉपकिन्स ब्लूमबर्ग स्कूल ऑफ पब्लिक हेल्थ (जेएचयू) में फोकस समूह चर्चाओं की मेजबानी करने के लिए मानसिक स्वास्थ्य और भलाई। परियोजना के लिए समर्थन वेलकम ट्रस्ट से मिला। फरवरी से स्थानीय भागीदारों ने 10 से 14 और 15 वर्ष की आयु के किशोरों के लिए फ़ोकस समूह चर्चा की सुविधा प्रदान की 19 से बेल्जियम, चिली, चीन, कांगो लोकतांत्रिक गणराज्य, मिस्र, इंडोनेशिया, जमैका, जॉर्डन, केन्या, मलावी, स्वीडन, स्विट्जरलैंड और संयुक्त राज्य अमेरिका। चर्चाओं ने एक गाइड का पालन किया यूनिसेफ, जेएचयू और स्थानीय भागीदारों द्वारा विकसित। इन चर्चाओं से, गुणात्मक डेटा को कोडित किया गया था एक आगमनात्मक विषयगत विश्लेषण दृष्टिकोण का उपयोग करना और डेटा विश्लेषण प्रक्रिया के दौरान परिष्कृत करना।

 

  1. अनसुनी कॉल्स

दुनिया भर में, सर्वेक्षण इस बात पर प्रकाश डालते हैं कि दुनिया भर में पाँच में से चार लोग मानते हैं कि किसी के पास नहीं होना चाहिए मानसिक स्वास्थ्य चुनौतियों से स्वयं निपटने के लिए। इसके बजाय, 83% युवाओं का औसत (15- से .) 24 वर्षीय) ने सहमति व्यक्त की कि अनुभव साझा करना और समर्थन प्राप्त करना सबसे अच्छा समाधान है। एक के अनुसार 2021 की पहली छमाही में यूनिसेफ और गैलप द्वारा 21 देशों में किया गया सर्वेक्षण, एक इंच का माध्यिका पांच युवा लोगों (19%) ने बताया कि वे अक्सर उदास महसूस करते हैं या इसमें शामिल होने में बहुत कम रुचि रखते हैं गतिविधियां।

 

  1. नेतृत्व के लिए समय

बच्चों, किशोरों की मानसिक स्वास्थ्य आवश्यकताओं के प्रति प्रतिक्रिया करने में हमारे समाज की विफलता के मूल में और देखभाल करने वाले नेतृत्व और प्रतिबद्धता की अनुपस्थिति है। हमें प्रतिबद्धता की जरूरत है, खासकर वित्तीय प्रतिबद्धता, वैश्विक और राष्ट्रीय नेताओं से और हितधारकों की एक विस्तृत श्रृंखला से जो मानसिक स्वास्थ्य को आकार देने में मदद करने में सामाजिक और अन्य निर्धारकों की महत्वपूर्ण भूमिका को दर्शाता है परिणाम।

 

द्वारा लिखित: फैज़ल अल अज़ीब  [The State of the World’s Children: The Introduction]

AVRUPA’NIN “GÖLGE ORDULARI”

Lighthouse Reports, 6 Ekim tarihinde Twitter hesabından AB sınırlarındaki sığınmacıları geri çevirmekle görevli maskeli adamların bir videosunu yayınladı. Videodaki maskeli adamların, kaçmaya çalışan sığınmacıları sopalarla dövdükleri açıkça görülürken, dövülen insanların ise çığlık sesleri duyuluyordu. Videoyu yayınlayan ve kar amacı gütmeyen bu kuruluş, benzer olayların Hırvatistan, Yunanistan ve Romanya’da da vuku bulduğuna işaret etmektedir.

Lighthouse Reports, mağdurların, eski polislerin ve güvenlik görevlilerinin ifadeleri, olaylara ilişkin video görüntüleri ve AB fonlarından gelen para akışını takip ettikten sonra, AB ve ulusal hükümetlerin bu faaliyetlere katılımına dair güçlü kanıtlar topladı.

Organizasyon, Hırvatistan vakasını detaylandırdı ve görüntülerdeki maskeli adamların üniformalarının Müdahale Timine (Intervention Police) ait ceketler olduğunu tespt etti. Hırvatistan’ın bu şubesi Çevik Kuvvet birimidir ve bahse konu ceketler AB İç Güvenlik Fonu tarafından finanse edilmektedir. Lighthouse Reports Hırvatistan’da meydana gelen 11 adet geri itme vakasını kayda almayı başardı. Aynı vakaların Romanya’da da vuku bulduğu belirtildi. Yunanistan’da ise iddia edilen 635 geri itme vakasını inceleyen ve analiz eden kuruluş bunlardan en az 15’inde maskeli kişileri tespit ettiğini belirtti.

Raporda ayrıca, saldırıya uğrayan sığınmacıların vermiş oldukları ifadeler doğrultusunda yetkililerin şiddet kullanımına da dikkat çekildi. Sınır operasyonlarına katılan polislerin ifadeleri, düzenli şiddet kullanıldığını doğruladığı görülmüştür. Göçmenlerin eşyalarının çalınıp el konulduğu, daha sonra yakıldığı da bilinmektedir. Bu nedenle AB, mali destek ve malzeme desteği sağlayarak ulusal polislerin sınırda uyguladığı geri itmelere dahil olmaktadır. Türkiye veya Libya gibi üçüncü ülkelerle anlaşmalar yapılarak sınırları muhafaza politikası nedeniyle, AB’nin göçmen politikaları zaten çok eleştirilmektedir.  AB ve Üye Devletler tarafından yürütülen bu iç ve dış sınırlama politikaları, AB’nin tüm temel değerlerine, AB insan hakları yasal çerçevesine ve AB’nin göç düzenlemelerine aykırıdır.

Sınırlardan geri itilen göçmenler, Türkiye gibi Avrupa’ya sınırı olan ülkelerden gelen mülteciler veya Avrupa’ya ulaşmak için geçiş olarak Avrupa sınır ülkelerini kullanan üçüncü ülkelerden (Suriye veya Afganistan) gelen kişiler olabilmektedir. Bu nedenle, maskeli adamların AB sınırlarında gerçekleştirdiği geri itmeler, özellikle Avrupa’nın sınır ülkelerinden kaçan mülteciler için trajik sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin, Türk hükümetinin zulmünden kaçan bir Türk sığınmacı, Yunanistan sınırından geri itilirse, hayati tehlikeye sahip olduğu Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalacaktır. Bu nedenle bu gölge ordular, hiç kimsenin işkence, zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleyle veya ceza ve diğer onarılamaz zararlarla karşı karşıya kalacağı bir ülkeye iade edilmemesi gerektiğini belirten, geri göndermeme ilkesine aykırı bir şekilde davranış sergilemektedirler.[2]


[1]

 

Kaynaklar;

[1]OHCHR, “The principle of non-refoulment under international human rights law” (available in https://www.ohchr.org/Documents/Issues/Migration/GlobalCompactMigration/ThePrincipleNon-RefoulementUnderInternationalHumanRightsLaw.pdf, 14/09/2020)

[2] Fotoğraf: https://www.lighthousereports.nl/investigation/unmasking-europes-shadow-armies/

[3] Video: https://twitter.com/LHreports/status/1445811874453467137?cxt=HHwWgsC5zaqPx5AoAAAA

 

Morgane Bizien

Hasan Cevir tarafından şuradan çevrildi:  [EUROPE’S “SHADOW ARMIES”]

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Arnavutluk’u Ziyaret Etti: Kardeşlik Mi Stratejik Araç Mı?

17 Ocak 2022’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 depreminden etkilenen aileleri barındırmak için Türk hükümetinin fonlarıyla Lac’ta inşa edilen apartman kompleksi başta olmak üzere altyapı çalışmalarının açılışını içeren bir gündem iddiasıyla Arnavutluk’u ziyaret etti. Arnavutluk’u vuran deprem, 51 kişinin ölümüne, 1000’den fazla kişinin yaralanmasına ve 17.000 kişinin yerinden edilmesine neden olmuştu. Türkiye tarafından finanse edilen çalışmalar arasında 2 okul ve “şükran ifadesi olarak” “Recep Tayyip Erdoğan” adı verilen bir meydanın restorasyonu yer aldı. Türkiye Cumhurbaşkanı’na “Fahri Vatandaş” unvanı verildi.

Ayrıca, Türkiye Cumhurbaşkanı, Arnavutluk’ta Osmanlı Dönemi’nin değerli ve eşsiz bir anıtı olan ve TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) tarafından restore edilen Tiran’ın merkezindeki Ethem Bey Camii’nin açılışını yaptı.

Plan, yedi işbirliği anlaşması imzalanarak nihai hale getirilen ikili ilişkilerin güçlendirilmesini içeriyordu. Görüşmede, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Edi Rama, başta ekonomi, kültür, yasal süreç vb. alanlarda olmak üzere iki ülke arasındaki yakın işbirliğine övgüde bulundu. Arnavutluk’ta Dış Ticaret konulu son rapora göre Türkiye, İtalya’dan sonra ikinci sırada yer almıştı. Bu durum Türkiye’yi önemli bir stratejik ortak haline getiriyor.

Toplantının ‘ülkeler arası kardeşlik’ açısından ele alındığını belirtmekte fayda var. Erdogan “Vurgulamak istediğim ilke, kardeşliğin göstergesi çağrıldığında değil, kardeş ihtiyaç duyduğunda gelinmesi inancıdır. Bu nedenle yanınızda olmaya devam edeceğiz” dedi.

 

AMA BU KARDEŞLİK KOŞULSUZ MU GELİYOR?

Görüşmenin devamını ve bizzat Cumhurbaşkanı’nın sözlerine bakacak olursak: “FETÖ’nün hala Arnavutluk’ta faaliyet gösterebilmesi milletimize derinden zarar vermektedir. Önümüzdeki dönemde en samimi beklentimiz, Arnavutluk’taki FETÖ yapılanmalarına karşı daha somut, ısrarlı ve hızlı adımlar atılmasıdır” dedi.

“FETÖ”, Erdoğan ve hükümetinin, terör örgütü olmakla ve 270’den fazla kişinin ölümüne neden olan başarısız 2016 darbesini planlamakla suçladığı, sürgündeki Türk vaiz Fethullah Gülen ve yandaşlarına atfettiği sözde örgüttür.

Erdoğan, “FETÖ’nün hala dost ve kardeş Arnavutluk’ta faaliyet alanları bulması, çocuklarını şehit eden milletimizi yaralamıştır” dedi.

 

1992 yılında Arnavutluk’ta “Mehmet Akif” erkek okulunun açılmasıyla yatırımlarına başlayan Gülen, günümüzde Arnavutluk’ta Türk okul ve kolejleri olarak bilinen geleneksel okulları kontrol etmekte ve farklı kuruluşlarda faaliyet göstermektedir.

taken from: https://www.facebook.com/MACGraduates

Gülen yapılanmasının Balkanlar’da önemli bir etkisi var. Mevcut Türk rejimine ait Anadolu Haber Ajansı’nın yayınladığı verilere göre, hareket Bosna Hersek’te 15, Arnavutluk’ta 12, Makedonya’da 7, Kosova’da 5 ve Sırbistan’da 1 olmak üzere yaklaşık 40 okulda faaliyet gösteriyor.

Mevcut Türk hükümetinin bu konuda Balkan ülkeleri üzerindeki baskısı 2016 yılında başladı. Rejim, Türklere ait okulların Türkiye bayrağı ve diğer sembolleri kullanmasını durdurdu. O zamandan beri Arnavutluk, Gülen hareketi aleyhine Türk makamlarıyla hareket etmeyi resmen reddetti.

Ayrıca Arnavutluk 2016’dan beri Gülen’e bağlı eğitim kurumlarının mevcut Türk rejimine ait Maarif Vakfı tarafından devralınmasına izin vermiyor, ancak bununla beraber Arnavutluk Hükümeti, Maarif Vakfı’na kendi okullarını açması için izin veriyor.

 

About the condition set on January 17, the head of the Albanian government said that Albania owes nothing to Erdogan or Turkey, just as neither Turkey nor Erdogan owe Albania anything. “There are no debts between friends and brothers,” Rama said, thus responding again to Erdogan’s request against the Gülen Movement with refusal. 

 

Arnavut hükümetinin başkanı, 17 Ocak’ta belirlenen şartla ilgili olarak, Arnavutluk’un Erdoğan’a veya Türkiye’ye hiçbir borcu olmadığını, tıpkı ne Türkiye’nin ne de Erdoğan’ın Arnavutluk’a hiçbir borcu olmadığını söyledi. Rama, Erdoğan’ın Gülen Hareketi’ne yönelik talebine yine ret cevabı vererek, “Dostlar ve kardeşler arasında borç yoktur” dedi.

Bu toplantı yerli ve yabancı basında geniş yankı buldu. Yerel basın, konferansın, Arnavut topraklarında ve Balkanlar’ın ötesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun işgaline karşı Arnavut direnişinin sembolü olan ulusal kahraman Gjergj Kastrioti’nin (İskender Bey) 554. yıldönümüne denk geldiği yorumunu yaptı. Başbakan Edi Rama, sosyal ağlarda yayınlanan uzun bir yazıyla, kendisine göre iki olay arasında hiçbir bağlantı olmadığını gösteren bazı noktaları sıralayarak tepki gösterdi.

Arnavutluk’taki kanaat önderleri ve siyaset analistleri bu toplantıyı bir kardeşlik değil, bir “etki altına alma girişimi” olarak gördüler. Onlara göre, ifade edilen ve Erdoğan tarafından istenen ‘kardeşlik’, Arnavutluk’u benimsemiş olduğu Batı yönelimli değerlerden uzaklaştırıyor. Daha önce Yunan medyasında da Penta Postagma’da, bu ziyaretin Erdoğan’ın Büyük İmparatorluğun(Osmanlı) bir eyaleti olarak gördüğü Büyük Arnavutluk’u birleştirme ve etki altına alma çabası olarak yorumlandı.

Sonuç olarak, Türkiye’nin genel olarak Arnavutluk ve Balkanlar’a müdahalesinin daha büyük stratejisinin bir parçası olduğunu söyleyebiliriz: Mevcut rejim, Balkanlar’da ekonomik ve insani yardım görünümüyle dürüst bir ortak olarak imajını iyileştirmeyi ve dikkatleri AB’den çekmeyi amaçlamaktadır. . Orta-uzun vadeli bir hedef olarak Türk Hükümeti, AB ile sürekli tartışmalar yoluyla Avrupa’daki etkisini artırmayı, elini ve varlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir.

 

Şuradan çevrildi: [President of Turkey, Recep Tayyip Erdogan, visits Albania: Brotherhood or Strategic Instrument?] Tarafından: Xhina Cekani

 

Kaynaklar;

Turkish leader Erdogan visits Albania to boost ties – ABC News (go.com)

Turkey’s Erdogan in Albania to boost bilateral ties | The Independent

Erdogan Opens Apartment Complex in Albania for Quake Victims | Balkan Insight

What Did Erdoğan Do In Albania? — Greek City Times

Turkish President Recep Erdogan visits Albania | Foreign Brief

Vizita e Erdogan, Nesho: Rama sillet si vasal, Shq – Syri | Lajmi i fundit

Vizita e Erdogan në Shqipëri, si u komentua në mediat greke – Opinion.al

Turkish President Recep Erdogan visits Albania | Foreign Brief

Rama i përgjigjet ultimatumit të Erdoganit për sulm ndaj Lëvizjes Gulen – Gazeta Express

Introduzione a “La situazione dei bambini nel mondo 2021”

1. Il momento di agire

A seguito della pandemia di Covid-19, il mondo ha assistito a un aumento significativo dei problemi di salute mentale nei bambini e nelle loro famiglie. La pandemia ha evidenziato come gli eventi in tutto il mondo possano influenzare il mondo dentro le nostre teste. Tuttavia, ha anche offerto l’opportunità di ricostruire migliorandoci. Secondo il documento, alla comunità internazionale è stata offerta un’opportunità storica per impegnarsi, comunicare e agire per promuovere, proteggere e prendersi cura della salute mentale di una generazione.

 

2. La sfida ignorata

I problemi di salute mentale sono ancora considerati da molti leader governativi internazionali come sfide minori. Alla luce di ciò, i governi hanno sistematicamente sottofinanziato la salute mentale e non sono stati disposti ad investire di più nella questione. Tuttavia, gli studi dimostrano che le economie nazionali beneficiano di una buona salute mentale della loro popolazione. Per perseguire prosperità e pari opportunità, è importante riconoscere la connessione tra salute mentale e fisica e il benessere delle persone, e l’importanza della salute mentale nel plasmare la vita. Quest’ultimo punto è stato riconosciuto negli Obiettivi di Sviluppo Sostenibile (OSS). L’approccio negligente nei confronti di questo problema è molto costoso per le economie della comunità internazionale. Infatti, il mondo paga circa 387,2 miliardi di dollari all’anno, secondo i calcoli di questo documento fatti da David McDaid e Sara Evans-Lacko del Dipartimento di politica sanitaria della London School of Economies and Political Science. In altre parole, le economie nazionali perdono l’enorme quantità di 387,2 miliardi di dollari in potenziale umano che non contribuisce.

3. Intervista alle persone interessate

È importante ascoltare le esperienze, preoccupazioni e idee di bambini e adolescenti riguardo la salute mentale. L’UNICEF ha collaborato con i ricercatori del Global Early Adolescent Study presso la Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health (JHU) per ospitare discussioni di gruppo focalizzate sulla salute mentale e il benessere. Il progetto è sostenuto dal Wellcome Trust. Da febbraio a giugno 2021, i partner locali hanno facilitato le discussioni di gruppo fra adolescenti dai 10 ai 14 anni e dai 15 ai 19 anni in Belgio, Cile, Cina, Repubblica Democratica del Congo, Egitto, Indonesia, Giamaica, Giordania, Kenya, Malawi, Svezia, Svizzera e Stati Uniti. Le discussioni si sono basate su una guida sviluppata da UNICEF, JHU e partner locali. I dati qualitativi raccolti durante le discussioni sono stati codificati utilizzando un approccio di analisi tematico induttivo e perfezionati durante il processo di analisi dei dati.

 

4. Richieste di aiuto inascoltate

In tutto il mondo, sondaggi evidenziano che quattro persone su cinque credono che nessuno dovrebbe affrontare le sfide della salute mentale da solo. In aggiunta, l’83% dei giovani (tra i 15 ei 24 anni) ha convenuto che la soluzione migliore è condividere le proprie esperienze e cercare sostegno. Secondo un sondaggio condotto dall’UNICEF e dalla Gallup in 21 paesi nella prima metà del 2021, una media di un giovane su cinque (19%) ha ammesso di sentirsi spesso depresso o di avere scarso interesse a impegnarsi in attività.

 

5. Il momento per la leadership

Al centro dell’incapacità delle nostre società di rispondere ai bisogni di salute mentale di bambini, adolescenti e operatori sanitari c’è l’assenza di leadership e impegno. Abbiamo bisogno dell’impegno, soprattutto finanziario, dei leader globali e nazionali e di un’ampia gamma di soggetti interessati (stakeholders) che rifletta l’importante ruolo dei determinanti sociali e di altro tipo nell’aiutare a plasmare positivamente la salute mentale.

Tradotto da Francisca Orrego Galarce da The State of the World’s Children: The Introduction

2021’in Yılın Tiranı Kimdir?

Teknoloji,bilim,saglik,medya,sanat ve egitimin gelistigi ama fikirlerinizi dile getirmekten ve haklarinizi korumaktan dolayi hapse atildiginiz 21.yuzyilda yasadiginizi hayal edin . Ne yazık ki, bu şu anda dünyanın birçok ülkesinde yaşanıyor.

Her ne kadar bircok ülkenin lideri demokrasiyi insan haklarıyla birlikte geliştirmeye ve uygulamaya çalışsa da, aksine temel insan hakları talep eden vatandaşlarını hapseden başka liderler de var.

Geçen yıl, birçok gazeteci ve insan hakları aktivisti, görüşlerini ifade ettikleri ve eğitimde eşitlik ve kadın hakları gibi insan haklarını savundukları için hapse atıldı. Bu gazetecilerin hakları, covid-19 salgını, din ve inançlar, aşırılık yanlısı ideolojiler gibi hapsedilmelerini haklı çıkarmak için sahte bahaneler kullanilarak ait oldukları ülkelerin yöneticileri tarafından ellerinden alınmıştır.

Endeks sansürü, insan hakları ihlalleriyle dikkat çeken zorba liderlerin bir listesini hazırladı:

Vote for your Tyrant of the Year 2021

Aleksandr Lukashenka

Kendisinden gururla bahsettiği gibi “Avrupa’nın son diktatörü” olarak bilinen Lukaşenka’nın Belarus’taki iktidar dönemi, ülkedeki en kötü iktidar dönemlerinden biri olarak biliniyor. Muhalif gazeteciler ve insan hakları aktivistleri de dahil olmak üzere protestocuları hapse attı. Buna ek olarak, polis memurlarının ateş etmekten sorumlu tutulmadan protestocuları vurmalarına izin veren ve polise protestoculara “polis vahşeti” işlemesi için büyük bir güç sağlayan bir yasa imzaladı.

Medya kuruluşları hükümet kontrolünde olduğu için habercilikte şeffaflık sıfırdır ve cumhurbaşkanı hakkında olumsuz konuşan medya kuruluşları hükümetin tehditlerine maruz kalmaktadır.

Herkes için eğitim eşit olarak sağlanmalıdır, ancak Belarus’taki mevcut rejimle, Lukaşenka’nın eğitim alanındaki son insan hakları ihlali, rejimine karşı çıkan öğrencilerin üniversitelere gitmelerine izin verilmemesinin yanı sıra devletin ideolojisine uymayan öğretmenleri kovmayı içerdiğinden imkansız hale gelmektedir.

 

Jair Bolsonaro

Bolsonaro’nun iktidara geldiği 2019 yılından bu yana Brezilya birçok alanda ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı. Bolsonaro ve rejimini eleştirenlere medya sansürü uygulandı ve gazeteciler aşırı sağ ideolojilerini eleştirdiği için saldırıya uğradı ve hapse atıldı.

Bolsonaro’nun Brezilya devlet başkanı olarak atanması, aşırı sağ ideolojilere sahip insanlara fayda sağladı ve LGBTQ+ topluluğuna ve kadınlara yönelik homofobik ve kadın düşmanı saldırıların artmasına neden oldu. Bolsonaro homofobik ve kadın düşmanı açıklamalarıyla ve homofobi ve kadın düşmanlığı konusunda eleştirilere izin vermemesiyle tanınıyor.

Brezilya, Bolsonaro’nun Kovid-19 durumunu kotu idare etmesi salgının ülke genelinde muazzam yayılmasına neden olduğu için, Kovid-19’un ülkeyi vurmasından bu yana en kötü dönemlerinden birini yaşıyor.

Bolsonaro ülkedeki eğitimi kontrol etmekle suçlanıyor ve ırkçılık, kadınlar ve LGBTQ+ tarihi ve cinsiyet eşitliği ile ilgilenen konulara saldırdı. Brezilya’daki federal devlet üniversitelerinin çoğu devlet finansmanına bağlıdır, ancak Eğitim Bakanlığı’ndan Brezilya devlet üniversitelerine sağlanan finansmanı % 30 oranında azaltma ve devlet üniversitelerinin felsefe ve sosyoloji bölümlerine sağlanan finansmanı tamamen kesme önerisi gelmiştir.

Brezilya’daki mevcut rejim, öğretmenleri sol ideolojilerle ifşa etmeyi ve kovmayı ve Bolsonrano rejimini eleştiren öğrencileri kovmayı da teşvik ediyor.

 

Xi Jinping

Acımasız aşırı sağ ve revizyonist ideolojileriyle tanınan ve şu anda Sincan’daki Uygur azınlığı temizleyen soykırımdan sorumlu olan Çin’in en tehlikeli yöneticilerinden biri. Xi Jinping’in üyesi olduğu siyasi parti, Çin Komünist Partisi, ülkedeki hemen hemen her şeyi kontrol ediyor: vatandaşlardan medya kuruluşlarına ve hepsinden önemlisi eğitime kadar.

Dünyanın diğer aşırı sağ yöneticileri olarak, hapsedici gazeteciler ve insan hakları aktivistleriyle kendilerini eğlendirirken, Xi Jinping’in de bu yöneticilerden biri olması sürpriz değil. Kendisini ve siyasi partisini ifşa eden birçok gazeteci ve insan hakları aktivistinin tutuklanmasından sorumluydu.

Jinping ve siyasi partisi Çin’deki ve yurtdışındaki eğitimi kontrol ediyor ve CCP ve kendisi hakkında olumsuz konuşan herkesi tehdit ediyor. Eski Eğitim Bakanı Yuan Guiren, batılı ders kitaplarının, özellikle CCP ve liderlerini eleştirenlerin eğitim alanına girmesinin yasaklanması gerektiğini açıkça belirtti. Bu açıklamanın arkasındaki amaç, öğrencilerin CCP’ye yönelik saldırılarını azaltmak amacıyla öğrencilere herhangi bir eleştirinin ulaşmasına izin vermek değildir.

Çin’deki insanların Çin Komünist Partisi’nin liderliğini takip etmesi bekleniyor ve Jinping ve CCP’yi eleştirmeye cüret eden herkes vatana ihanet ve yabancı casuslukla suçlaniyor ve yasaları ihlal eden suçlamalarla karşı karşıya kaliyor. Bu, Çin Komünist Partisi’ni veya üyelerinden herhangi birini açıkça eleştirmeye cesaret eden herhangi bir öğretmen veya öğrencinin yasaları çiğnemekle suçlanacağı ve suçlanacağı anlamına geliyor.

 

Donald Trump

Donald Trump’ın başkanlığı Amerika tarihinde korkunç bir dönemdi. Trump, beyazların üstünlüğü, mülteci karşıtı açıklamalar, ırkçılık, İslamofobik açıklamalar ve komplo teorilerini teşvik etmek gibi aşırı sağ idealleriyle tanınıyor.

Mülteci karşıtı yasaları arasında ABD – Meksika sınırı boyunca bir duvar inşa edilmesi ve Göçmenlerin Meksika’dan ABD’ye girişinin azaltılması yer alıyor. “Ulusu Yabancı Uyrukluların Terör Saldırılarından Korumak” adlı bir yürütme emri, bu yasanın bu ülkelerin vatandaşlarının “ABD’nin güvenliğine tehdit oluşturan teröristler” olduğunu öne sürdüğü için, özellikle düşük gelirli müslüman göçmenleri hedef alan 7 Müslüman çoğunluk ülkesinin vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklamayı içeriyor.

Trump’ın aşırı sağ açıklamaları beyaz üstünlükçüleri renkli insanlara, göçmenlere ve dini azınlıklardan insanlara saldırmaya teşvik etti. Trump yönetiminin 2018’de okullardaki ırk ayrımcılığına son vermeyi amaçlayan Obama dönemi politikasını iptal ettiği için azınlık kökenli okul ve üniversite öğrencileri ırkçı saldırıların hedefi oldu. Eğitim Sekreteri Betsy DeVos, “disiplinin sınıf öğretmenlerinin ve yerel okul liderlerinin özerkliği hak ettiği ve ihtiyaç duyduğu bir konu olduğunu” belirtti.

Eğitim Bakanlığı ayrıca, kampüs tabanlı cinsel saldırıları ele almak için daha katı prosedürler ve üniversite kampüslerinde cinsel istismara karşı koruma öneren ve transseksüel öğrencileri her türlü saldırıdan koruyan Obama dönemi politikalarını da iptal etti.

 

Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan, lgbtq+ cemaatine karşı çıkması ve kadın düşmanı açıklamaları gibi güçlü dini muhafazakar ideolojileri ve aşırı sağ görüşleriyle, İslami Halifelik yaratmak ve Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden kurmak gibi popülist söylem propagandası içeren halk konuşmalarıyla tanınan Türkiye’nin tartışmalı yöneticilerinden biridir.

Türkiye, kadınları ve LGBTQ+ toplumunu şiddet ve istismardan korumayı ve haklarını güvence altına almayı amaçlayan bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi.  Bu durum, Erdoğan ve rejiminin artan femikid ve homofobik saldırı oranlarının ortasında, bu saldırıların kurbanlarına güvenlik sağlamadan ülkeyi nasıl ele geçirdiği konusunda büyük tartışmalara yol açtı.

Türkiye’de Erdoğan’ın iktidara gelmesinden bu yana mezhepçilik ve dini hoşgörüsüzlük büyük ölçüde arttı. Başta Kürt halkı olmak üzere mülteciler ve etnik azınlıklar en çok onun rejiminden muzdarip.

Birleşmiş Milletler 2016 yılında, Türkiye’nin güneydoğusundaki Kürt isyancılara yönelik bir operasyon sırasında Türkiye’nin askeri ve polis güçlerinin binlerce insanı öldürdüğünü bildirmiş, raporda bir grup insan hakları ihlali arasında cinayet, işkence, tecavüz ve mülk tahribatının bir özetine yer verilmişti. Erdoğan’ın akademisyen Melih Bulu’yu Üniversitenin rektörlüğüne atamasının ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde barışçıl protestolar patlak verdi. Bulu, Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile yakın ilişkileriyle tanınıyor. Bulu’nun atanmasını protesto eden öğrenciler tutuklanarak suç duyurusunda bulunuldu, tehdit edildi ve istismar edildi, Erdoğan ise bu öğrencilerden “tembel ve dar görüşlü” olarak bahsetti. Yetkili, onları terörle bağlantıları olmakla suçladı ve bu da Türk yetkililer tarafindan muhalefet partileri ve öğretmenler, insan hakları aktivistleri ve gazeteciler de dahil olmak üzere Erdoğan rejimini eleştiren herkes için yaygın olarak kullanılan bir suçlama.

2016’daki başarısız darbe saldırısından bu yana 100 binin üzerinde profesör, hükümet yetkilisi ve gazeteci Erdoğan rejimi tarafından hapse atıldı, çünkü gözaltına alınanların çoğu, Erdoğan’ın Gülen’i ve Hizmet hareketi üyesini başarısız darbe saldırısı girişiminde bulunmakla suçladığı Türk vaiz Fethullah Gülen’in oluşturduğu Hizmet hareketinin üyesi.

Gülen ve Hizmet hareketi üyeleri, Erdoğan’ın darbeyi konumunu ve gücünü güvence altına almak için düzenlediğini iddia ederek bu baskının Gülen okullarının kapatılmasına, binlerce Gülen takipçisinin devlet işlerinden uzaklaştırılmasına ve Gülen bağlantısı olduğundan şüphelenilen 150 binden fazla eğitimli Türk sivilin tutuklanmasına yol açtığını savundular.

 

Mohammad Hasan Akhund

Afganistan, Taliban’ın on yıl sonra ülkenin kontrolünü yeniden ele geçirdiğinden beri ilgi odağı oldu. O zamandan beri ülke, özellikle kadın haklarını etkileyen ekonomik, eğitimsel ve insani bir durgunluğa düştü.

Taliban’ın kurucu üyelerinden ve Aşırı Muhafazakar din alimi Mulla Hasan Akhund’un Taliban’ın dönüşünden bu yana Afganistan Başbakanı olarak atanması, Taliban ve liderlerinin artan insan hakları ihlalleri konusunda alarm veriyor.

Mulla Hasan Akhund başbakan olarak atandığından beri, kadınlar, gazeteciler ve insan hakları aktivistleri en çok Taliban rejiminden acı çekiyor. Kız çocuklarının dini kıyafetleri olmadan okullara ve üniversitelere gitmelerine izin verilmemekte, kadınların erkek refakatçileri olmadan evlerinden çıkmaları yasak. Taliban, cinsiyet ayrımcılığını teşvik eden, sonuç olarak kadınların işlerini kaybetmesine yol açan ve kadın haklarına açık bir saldırı oluşturan yasalar uyguluyor.

Taliban’ın iktidara dönüşü eğitim üzerinde derin bir etkiye sahip. Yükseköğretim Bakanı Abdul Baqi Haqqani, kadınların okullara ve üniversitelere gitmelerine izin sözü vermesine rağmen, kadınların erkek refakatçileriyle birlikte olmaları koşuluyla eğitim almalarına izin verileceğini ve çalışmalarının Taliban’ın İslam hukukunun yorumuna uygun olduğunu belirtti. Haqqani ayrıca cinsiyete göre karma derslerin yasaklanacağını ve okullarda ve üniversitelerde Şeriat hukuklarının uygulanacağını belirtti.

 

Bashar al-Assad

Beşar Esad diktatörlüğün kişiselleştirilmiş tanımıdır. Suriye’nin diktatörü Esad, rejimine karşı çıkan milyonlarca sivilin katledilmesinden sorumlu olmanın sorumlusudur ve kimyasal silah, işkence ve infazı saldırı aracı olarak kullanmıştır. Savaş suçlarını ifşa eden gazetecileri tutuklayıp öldürmenin yanı sıra yoğun nüfuslu sivil bölgeleri bombalıyor. Bu durum, 9 milyon insanın komşu devletlere kaçmak, mülteci kamplarına sığınmak ve ağır koşullar altında yaşamak zorunda kaldığı bir mülteci krizine yol açtı. BM Dünya Gıda Programı, yaklaşık 6 milyon Suriyelinin hayatta kalmak için gıda yardım programlarına güvendiğini bildirdi.

Suriye’deki mevcut durumla birlikte, birçok okul ve üniversite öğrencisi hayatlarından endişe ediyor ve hatta birçok veli, okullar askeri istihbarat servisine dönüştüğü için çocuklarını okullara göndermeyi reddediyor. Bu ailelerin hükümet karşıtı protestoların bir parçası oldukları veya Esad rejimine karşı oldukları ortaya çıkarsa, işkence ve tehdit altında olacak ve çoğu zaman Suriye Silahlı Kuvvetleri tarafından öldürülüp “kayıp” olarak bildirileceklerdir.

Suriye’deki okullar ve üniversiteler, Esad rejimi tarafından yorumlanan ve öğrencileri hükümetin ideolojileri doğrultusunda aşılayan, Esad rejimini desteklemek için milliyetçi söylemlerin dikte ettiği yeni nesillerle sonuçlanan müfredatı takip ediyor.

 

Ali Khameini

İran, zengin kültürü ve bilimsel, sağlık ve felsefe alanında büyük katkıları olan bir tarihi ile bilinir. Zengin geçmişine rağmen, İran şu anda ülkenin lideri tarafından kaynaklanan ağır insan hakları ihlalleriyle aci cekiyor.

Ali Khameini, İran’da aşırı dini inanç ve görüşleriyle tanınan, muhafazakar aşırı sağ zihniyete sahip çok tartışmalı bir figür. Khameini rejimi, İran’da birlikte var olan diğer dinlere ve etnik azınlıklara saygısızlık ederken, acımasızlığı ve dini inançların insanlar üzerinde uygulanmasıyla tanınıyor. Khameini rejimi tarafından yorumlanan Şeriat yasaları tüm devlet kurumlarında uygulandığı için hükümeti eleştiren herkes tehditlere ve cezai suçlamalara maruz kalıyor.

Khameini, öğrencilerin kendisinin hukumetine muhalif oldugu birçok üniversitenin kapatılmasından ve insan hakları ihlalleri işlenmekten sorumludur. Bu öğrencileri şiddetle bastırdı ve rejimine karşı çıkan ve karşı çıkan üniversiteleri tehdit etti.

İran, “batı kültür istilası” olarak adlandırdığı Batı ideolojilerinin yayılmasına kapı açtığı gerekçesiyle ilkokullarda İngilizce öğretimini yasakladı. Bu eylem, öğrenciler arasındaki hükümet eleştirilerini en aza indirmeyi ve onları ülke çapında işlenen insan hakları ihlallerinden habersiz hale getirmeye çalışıyor.

 

Nicolas Maduro

Venezuela son yıllarda büyük bir ekonomik kriz yaşıyor ve işsizlik ve yoksulluk oranları her yıl artıyor. Rakamlar, Nicolas Maduro’nun 2013’te iktidara gelmesinden sonra önemli ölçüde arttı ve Maduro’nun krizi ele alması için güçlü bir muhalefet yarattı.

Maduro ve rejimine karşı protestolar, onu yolsuzluk ve totaliterlik ile suçlamanın yanı sıra merhum Hugo Chávez tarafından güvence altına alınan demokrasiyi koruyamamak. Protestolara tepki olarak Maduro rejimi, liderlik tarzını eleştiren gazeteciler ve insan hakları aktivistleri de dahil olmak üzere protestolara katılan sivilleri hapse attı, işkence etti ve öldürdü. Birçoğunun kayıp olduğu bildirildi.

Kriz, ebeveynlerin okul malzemelerini ve yemeklerini karşılayamaması nedeniyle çocukların eğitimini derinden etkiledi. Birçok öğrenci çalışmak ve ailelerinin geçimini sağlamasına yardımcı olmak için okulu bıraktı, çünkü yiyecek için para sağlamak okula gitmekten daha önemlidir.

Üniversitelerdeki durum da aynı sekilde kötü. Profesörler ve akademisyenler düşük ücret alıyor ve bazı durumlarda hiç maaş almıyorlar. Bazı üniversitelerin su sıkıntısı çektiği bildiriliyor, bu da Venezuela’daki eğitim faktörüne çok az dikkat edildiğini veya hiç dikkat olmadığını göstermektedir.  Maduro rejimi, eğitim alanındaki mevcut koşulları protesto eden öğrencileri, bazen de hükümet silahlı kuvvetlerinin kurşunlarını kullanarak tutukladı.

 

Min Aung Hlaing

Myanmar’ın 1948’de İngiliz yönetiminden bağımsızlığı ülkede bir dizi sorunu ortaya çıkardı. İç savaş, yoksulluk, askeri yönetim ve diktatörlüğün kurulması Myanmar’ın karşı karşıya olduğu başlıca konulardır. ‘Tatmadaw’ olarak bilinen Myanmar silahlı kuvvetleri, Rohingya Müslüman azınlığını soykırım hedefi haline getirdi.

2020’de Aung San Suu Kyi ve siyasi partisi ‘Ulusal Demokrasi Birliği’ ikinci kez seçimleri kazandı. Askeri liderler seçimlere hile karıştırılmakla suçlanmış, Myanmar’ın üst düzey generali Min Aung Hlaing 2021’de bir darbe düzenleyerek ülkenin gücüne el çıkarmış ve Suu Kyi ile diğer muhalefet partisi liderlerini gözaltına almıştı.

Darbeden sonra ülkede barışçıl protestolar patlak verdiğinde, Aung Hlaing askeri rejiminin protestocuları öldürmesi, işkence etmesi ve tecavüz etmesi nedeniyle çok sayıda sivil hayatını kaybederken, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve diğer silahlar kullanılmistir.

Ülkedeki mevcut siyasi istikrarsızlık göz önüne alındığında, birçok öğrenci okul müfredatlarının askeri politikalar ve Aung Hlaing’in liderliğini yücelten otoriter bir söylem tarafından dikte edildiği korkusuyla eğitimini birakti.

 

Kim Jong Un

Kuzey Kore dünyanın en izole ülkelerinden biridir. İktidar sistemi komünizm, Konfüçyüsçülük ve monarşik diktatörlük arasında bir karışımdır. Kuzey Kore, ülkenin yöneticisi Kim Jong Un ve siyasi partisi ‘Kore İşçi Partisi’nin insanlara korkulu itaati zorlamak için tehdit ve gözdağı kullanması ve otoriter rejimiyle tanınıyor. Kim, insanların ülke sınırları içinde kalmasını sağlayarak dış dünyayla iletişimi kısıtlıyor.

Özgürlük veya muhalefet kavramı Jong Un tarafından tolere edilmez ve aslında Kuzey Kore toplumunda yoktur.  Bu, Kim ve atalarının ülkeyi tamamen izole ederek kendilerini Tanrı eşdeğerleri ve halkı ‘Tanrı’nın köleleri’ olarak kabul etmeleri nedeniyle, Kuzey Kore’de bağımsız medya ve muhalefet partilerinin neden var olmadığını açıklıyor.

Kuzey Kore’deki dik yoksulluk oranları sürekli olarak artmaktadır ve 2018’e kadar yoksulluk oranları   % 80 olarak belirlenmiştir.  Venezuela gibi diğer ülkelerde daha önce görüldüğü gibi, öğrenciler ailelerine yiyecek ve bakım sağlamak için okulu bırakıyorlar. Tatil ve tatillerde öğrenciler kırsal alanlarda çalışmaya zorlanıyor ve öğretmenler hayatta kalmak için demiryolları inşa etmek, çiftçilik ve diğer yasadışı işler gibi işleri üstlenerek hükümet için çalışmak zorunda kalıyorlar.

Kuzey Kore’nin eğitim sistemi Kim’in zorunlu propagandasından oluşuyor. Öğrenciler, Kim’in mirasını kahramanca gösteren sonsuz konuşmalara katlanmak zorundadır. Sistem, ülke nüfusunun sistemik olarak aşılanmasıyla destekleniyor ve böylece liderine itaati sürdürüyor. Okullarda ve üniversitelerde özgürlük veya insan hakları gibi kavramlar öğretilmediği gibi, uluslararası konular da öğrencilere gerektiği gibi öğretilmemektedir.

 

Paul Kagame

Ruanda’nın, Devlet Başkanı Paul Kagame’nin iddia ettiği gibi sağlık ve eğitim gibi alanlarinda son zamanlardaki gelismelere rağmen, hükümet derinden problemli. Kagame 2000 yılında Ruanda’nın başkanı oldu ve tıpkı diğer diktatörler gibi iktidarını, iktidarı altındaki insan hakları ihlallerine dikkat çeken muhalefet partilerini ve gazeteleri kapatmanın bir yolu olarak kullandı. Başkan adaylarını vergi kaçırmakla suçlayarak ve ulusal güvenliğe tehdit olarak iddia ederek sürekli olarak hapsetti, ancak bu suçlamalar Ruanda’nın lideri olarak konumunu güvence altına almak için sadece siyasi amaçlar için kullanılıyor.

Eğitim alanındaki büyük ilerleme ve gelişmelerle kendini akredite etse de, UNICEF’in kayıtları karşıt sonuçlara sahiptir. Birçok engelli çocuk, okullar tarafından aciklama yaoilmadan reddedilmeyle karşı karşıya kaldıkları için ilkokullara kayıtlı değil. Okulların çoğu engelli çocuklar için erişilebilir olacak şekilde tasarlanmamıştır, çünkü malzemeler ve tesisler ihtiyaçları karşılayacak şekilde insa edilmemistir.

Eğitim alanı çok dikkat gerektiriyor; çocukların sadece %18’i ilköğretim öncesi eğitime kayitli ve kızların okulları bırakma olasılığı daha yüksek.

 

Vladimir Putin

‘Freedomhouse.org’a göre, Rusya siyasi haklar ve ifade özgürlüğünde 100 üzerinden 20 puan aldı.  Ülkenin devlet başkanı Vladimir Putin, muhalefetine karşı sıfır toleranslı bir tutum ve rejimine yönelik eleştirilerle otoriter bir rejim sergiliyor. Başbakan, muhalefet partilerini ve protestocuları “terörist” ve “ülkenin güvenliğini tehdit eden casuslar” olarak suçluyor. Putin liderliğinin önemli bir eleştirmeni ve yolsuzlukla mücadele aktivisti alexei Navalny, 2020’de Putin’in emriyle zehirlendiği iddia edildi. 2021’de Putin rejimi tarafından hapse atıldı, bu da rejimini kınayan ve dünyanın Kırım’ın hukuksuz ilhakı ve Sovyet sonrası devletlerin iç politikalarının engellenmesi de dahil olmak üzere Putin tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlallerine karşı harekete geçmelerini talep eden insan hakları örgütlerinin dikkatini çeken bir eylemdi.

Putin, yetkililerin onayı olmadan eğitim faaliyetlerini yasaklayan ve böylece okulların ve üniversitelerin özgürlüğüne büyük bir kısıtlama getiren yeni bir yasayı onaylayarak otoritesini ve ideolojisini egitim alani uzerinde kullandi.

Rusya Eğitim Bakanlığı, tarihi beyaza bürüme çabası olarak, Rusya’nın Kırım’ı ilhakını barışçıl olarak gösteren okul tarihi ders kitaplarını onayladı. Bunlar, Putin’in Rusya’da otoriter bir rejimi nasıl yönettiğine ve Sovyetler Birliği’ni ve ideolojilerini yüceltecek neslin yaratılmasına nasıl yol açtıklarına ışık tutan örneklerdir.

 

Teodoro Obiang

Dünyada kraliyet üyesi olmayan 2. ulusal lider olarak bilinen Obiang, otoriter bir rejimle 1979’dan bu yana 43 yıldır Ekvator Ginesini yoneten bir lider.  Ekvator Ginesi’nde insan hakları ihlalleri, yolsuzluk ve güç kullanımı son 43 yıldır ülkeyi etkileyen başlıca konular  arasinda. Nüfusu sürekli korku içinde yaşıyor ve insan hakları savunucuları, aktivistler ve siyasi muhalifler Obiang rejimi altında sistemik istismarla karşı karşıya.

Ekvator Ginesi’nin doğal kaynaklar dizisine rağmen, elde ettiği zenginlik eğitim sektörünü tamamen ihmal ediyor. Öğretmenler düşük ücret aliyor ve okul malzemelerinde kıtlık var ; okullar öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayamayacak şekilde dizayn edilmis.  Alanında hiçbir deneyimi ve ya akreditasyonu olmayan siyasi bağlantıları olan öğretmenler okullarda ve üniversitelerde işe alınırken, yolsuzluk eğitim sisteminde büyük bir rol oynuyor.

 

Sheikh Hasina

Şeyh Hasina’nın Bangladeş yönetimi insan haklarını ihlal ediyor. Gazeteciler Hasina rejimini eleştirdiklerinden dolayı hukuksuz bir şekilde tutuklanıyor ve insan hakları aktivistleri ortadan kayboluyor. Rejim, Hasina yönetimine karşı gösterilere katılan protestoculara işkence ediyor.

Bangladeş, kadın hakları ihlallerinde en yüksek oranlarından birine sahiptir. Aile içi şiddet, asit saldırıları, tecavüz ve çocuk evliliği ülkede orantısız bir şekilde yüksektir ve kadınları ve çocukları koruyan yasaların kötü uygulanması, sonuç olarak bu tür istismarları artırmaktadır.

Bangladeş’te eğitim, yoksulluk oranlarının her yıl artması ve öğrencileri ailelerine yardım etmek için okulu bırakmaya zorlaması nedeniyle zarar görmeye devam ediyor. Kızların okulu bırakma olasılığı daha yüksek ve çoğu eşitsizlik ve cinsiyet önyargısına eğilimli olduğu için ilkokula bile gitmiyor. Bunun ışığında ebeveynler eğitimi kadınlar için gerekli görmüyor.

 

Gurbanguly Berdimuhamedow

Gurbanguly Berdimuhamedow, Obozrevatel Dergisi tarafından dünyanın en kötü diktatörü olarak seçildi.  Dünyanın en izole ülkelerinden biri olan Türkmenistan’da en kötü insan hakları ihlallerini gerçekleştirdiği bildiriliyor.

Türkmenistan’da hicbir anlamda özgürlük yoktur. Berdimuhamedow gücünü ülkenin her köşesine dayatır; Berdimuhamedow rejimi içinde hapishane işkencesi ve zorla kaybolmanın normalleştirilmesiyle ifade ve din, medya ve bilgi özgürlüğü yoktur

Berdimuhamedow’un propagandası eğitim sektörünü etkiliyor Berdimuhamedow rejimine yüceltme konuşmalarını içeren ders kitapları okullarda, küçük yaşlardan itibaren çocuklara aşılamak amacıyla öğretiliyor. Türkmenistan’daki okullar ve üniversiteler, mevcut siyasi rejimin güvenliğini ve korunmasını sağlamak için öğrenci ve öğretmenler tarafından elde edilen bilgiler hükümet tarafından kontrol edilmekte ve sıkı bir şekilde izlenmektedir.

Türkmenistan, okullarda ve üniversitelerde eğitim kaynaklarının yetersizliği gibi eğitim sektöründeki kötü koşullar sonucunda nitelikli öğretmen sıkıntısıyla karşı karşıyadir. Çift vardiya ve cumartesi dersleri öğretmen ve öğrenciler üzerinde büyük bir baskıya neden oluyor. Kadınlar, kendilerinin 20 ya da 21’li yaslarda evlenmesini uman sosyal standartlarin baskisiyla  aci cekiyor . Bircogu yuksek egitimlerini tamamlama konusunda cesaretleri kiriliyor ve 20 yaslarin baslarinda yuksek egitimlerini takip etme ve bir kariyere sahip olma yerine kendi ailelerini kuruyor.

By Zinat Asadova

 

Kübra Örsdemir tarafından bu makaleden çevrildi: [Who is 2021’s Tyrant of the Year?]

 

Kaynaklar:
1. https://www.indexoncensorship.org/2021/12/who-is-2021s-tyrant-of-the-year/
2. https://www.washingtonpost.com/world/2021/05/24/faq-lukashenko-belarus/
3. https://belsat.eu/en/news/lukashenka-wants-opposition-minded-students-out-of-universities/
4. https://www.voiceofbelarus.com/lukashenko-fires-teachers/
5. https://www.france24.com/en/live-news/20211116-bolsonaro-govt-accused-of-censoring-brazil-school-exam
6. https://theconversation.com/bolsonaro-faces-crimes-against-humanity-charge-over-covid-19-mishandling-5-essential-reads-170332
7. https://theconversation.com/brazilian-universities-fear-bolsonaro-plan-to-eliminate-humanities-and-slash-public-education-budgets-117530
8. https://www.wilsoncenter.org/xis-statements-education
9. https://www.jpolrisk.com/what-the-chinese-education-minister-is-really-trying-to-say/
10. https://cmsny.org/trumps-executive-orders-immigration-refugees/
11. https://apnews.com/article/politics-lifestyle-us-news-education-donald-trump-07c8e7c5a69942699f7640890677c2d2
12. https://www.educationnext.org/harmful-policies-values-rhetoric-trump-and-nations-schools-forum-jeffries/
13. https://www.hrw.org/news/2021/03/24/turkey-erdogans-onslaught-rights-and-democracy
14. https://www.nytimes.com/2017/03/10/world/europe/un-turkey-kurds-human-rights-abuses.html
16. https://www.hrw.org/news/2021/02/18/turkey-student-protesters-risk-prosecution
17. https://www.ibtimes.co.uk/erdogans-war-education-exodus-turkeys-teachers-1656930
18. https://en.wikipedia.org/wiki/Hasan_Akhund
19. https://www.hrw.org/news/2021/09/29/list-taliban-policies-violating-womens-rights-afghanistan
20. https://www.insider.com/women-can-attend-university-mixed-classes-banned-taliban-education-minister-2021-8
21. https://theworld.org/stories/2014-09-24/8-reminders-how-horrible-syrian-president-bashar-al-assad-has-been-his-people
22. https://theworld.org/stories/2014-09-24/8-reminders-how-horrible-syrian-president-bashar-al-assad-has-been-his-people
23. https://www.hrw.org/report/2013/06/05/safe-no-more/students-and-schools-under-attack-syria
24. https://www.hrw.org/report/2013/06/05/safe-no-more/students-and-schools-under-attack-syria
25. https://justice4iran.org/12022/
26. https://tolonews.com/world/iran-bans-english-primary-schools-over-%E2%80%98cultural-invasion%E2%80%99
27. https://www.statista.com/statistics/370935/unemployment-rate-in-venezuela/
28. https://www.statista.com/statistics/1235189/household-poverty-rate-venezuela/
29. https://www.vox.com/world/2017/9/19/16189742/venezuela-maduro-dictator-chavez-collapse
30. https://www.globalcitizen.org/en/content/venezuela-crisis-childrens-education/
31. https://www.timeshighereducation.com/news/venezuelan-universities-approaching-point-no-return
32. https://www.refworld.org/docid/5be942fca.html
33. https://www.cfr.org/backgrounder/myanmar-history-coup-military-rule-ethnic-conflict-rohingya
34. https://www.hrw.org/news/2021/09/27/what-impunity-looks
35. https://www.frontiermyanmar.net/en/parents-teachers-and-students-boycott-slave-education-system/
36. https://www.hrw.org/world-report/2020/country-chapters/north-korea#
37. https://s-space.snu.ac.kr/bitstream/10371/110061/1/02.pdf
38. https://www.researchgate.net/figure/North-Korea-estimated-poverty-rates-by-region-2012-and-2018-Figures-obtained-using_fig5_339990994
39. https://s-space.snu.ac.kr/bitstream/10371/110061/1/02.pdf
40. https://s-space.snu.ac.kr/bitstream/10371/110061/1/02.pdf
41. https://www.cfr.org/blog/alongside-real-progress-kagames-human-rights-abuses-persist
42. https://www.unicef.org/rwanda/education
43. https://www.unicef.org/rwanda/education
44. https://freedomhouse.org/country/russia/freedom-world/2021
45. https://thebell.io/en/russia-tightens-state-control-over-education/
46. https://khpg.org/en/1608809430
47. https://en.wikipedia.org/wiki/Teodoro_Obiang_Nguema_Mbasogo
48. https://www.amnesty.org/en/latest/news/2019/08/equatorial-guinea-years-of-repression-and-rule-of-fear/
49. https://www.borgenmagazine.com/education-equatorial-guinea-budget-crisis/
50. https://www.justiceinitiative.org/voices/amidst-unesco-scandal-president-obiang-gives-schools-notebooks-his-image
51. https://www.amnestyusa.org/countries/bangladesh/
52. https://www.amnestyusa.org/countries/bangladesh/
53. https://borgenproject.org/girls-education-in-bangladesh/
54. https://en.wikipedia.org/wiki/Gurbanguly_Berdimuhamedow
55. https://www.hrw.org/world-report/2020/country-chapters/turkmenistan
56. https://borgenproject.org/8-facts-about-education-in-turkmenistan/#:~:text=Turkmenistan%20has%20an%20impressively%20high,through%2010th%20grade%20in%20Turkmenistan.
57. https://borgenproject.org/8-facts-about-education-in-turkmenistan/#:~:text=Turkmenistan%20has%20an%20impressively%20high,through%2010th%20grade%20in%20Turkmenistan.

pictures are taken from : https://www.indexoncensorship.org/2021/12/who-is-2021s-tyrant-of-the-year/

Chapter B: Access to Education, Participation and Progress – Summary B3

B3 Who is expected to graduate from upper secondary education?

Gender profile of upper secondary graduates

An upper secondary qualification is generally the minimum requirement to integrate the labor market and necessary for continuing to further education. Young people who did not have the opportunity to finish high school face challenges in the labour market, including worse employment prospects. Moreover, men and women do not make similar choices, which explains their offers for higher education and their job opportunities. An additional indicator that can explain the non-completion of upper secondary programme is the socioeconomic background of students. Therefore, the analysis of these choices and their outcomes is very important to guaranteeing inclusive educational opportunities and defining policies that address inequalities.

 

Upper secondary graduation, by programme orientation

Vocational pathways are important components of upper secondary education in many OECD countries, and key opportunities for students to gain practical work experience for their future careers. Three years ago, on average across OECD countries, 38% of upper secondary graduates obtained a vocational qualification, ranging from 6% in Canada to 76% in Austria.

In general, men tend to be more interested by a vocational pathway than women (Education at a Glance Database). On average across OECD countries, in 2019, women enrolled in upper secondary graduates represented 55%, and 45% in vocational programmes, which explains the lower number of men enrolled in higher education programmes.

Upper secondary vocational graduation, by field of study

The choice of field of study when aiming for vocational education is intrinsically connected to employment outcomes and career choices. Nonetheless, choices of field of study differ by gender. Social perceptions of the role of men and women can explain the choice of careers, as well as natural inclination and preferences. A significant share of students in upper secondary vocational education graduated from engineering, manufacturing, and construction programmes in 2019, followed by business, administration and law (17%); services (17%); and health and welfare (12%).

Moreover, women are more inclined to choose subjects in the field of business, administration, and law as well as health and welfare. On the other hand, men are more interested by studying engineering as well as information, communication, and technology, which are in great demand in the labour market in OECD countries. Indeed, these differences can be explained through cultural and traditional perceptions of the role of women and men in particular career pathways. Some studies have demonstrated that these gender differences in the choice of field of study are reflected in the career expectations of 15-year-olds: on average across OECD countries, only 14% of the girls who were top performers in science or mathematics aimed to pursue a career in science or engineering, compared with 26% of the top-performing boys. During the global pandemic, most of the health-care workforce in the frontline were females (Gabster et al., 2020). The shortages of nurses across OECD economies have shed light on the importance for governments to ensure that more men apply in this field in order to resolve the resource issue in the health sector and tackle an ignored gender gap.

Gender profile of post-secondary non-tertiary graduates

Another category of post-secondary non-tertiary programmes (ISCED level 4) are offered in OECD countries. These programmes are between upper secondary and post-secondary education and may be considered either upper secondary or post-secondary programmes, depending on the education system of the respective country. However, these types of programmes are not significantly higher than upper secondary qualification, since they only expand the knowledge of students who have graduated with upper secondary qualifications. Only vocationally oriented, post-secondary non-tertiary programmes are generally less prominent in the educational landscape in comparison to other levels of education. In 2019, post-secondary non-tertiary education was constituted by only 1% of 15- to 19-year-olds enrollment rate.

 

Post-secondary non-tertiary graduation, by programme orientation

On average across OECD countries, approximately 95% of post-secondary non-tertiary first-time graduates have graduated from vocational programmes. The level of professionalism after graduating from these educational programmes is quite high since graduates are expected to directly integrate in the labour market.

 

Post-secondary non-tertiary graduation, by field of study

On average across OECD countries, 23% of post-secondary non-tertiary graduates in vocational programmes specialised in health and welfare; 21% in engineering, manufacturing and construction; and 18% in both business, administration and law and services. On average across the latter, women represent 54% of post-secondary non-tertiary vocational graduates.

However, this is not the case in all countries. It ranges from 23% in Luxembourg to 76% in Poland. Two factors can explain these variations: 1) women have a higher graduation rate in upper secondary vocational education than men so they are more likely to continue their studies in post-secondary education and, 2) the high number of female students represented in certain broad fields of study such as health and social welfare, and business, administration and law – fields which are very frequent in short-cycle tertiary vocational education at tertiary level, but especially in post-secondary non-tertiary education (OECD, 2020[2]). Furthermore, in most countries with available data, female students represent more than half of post-secondary non-tertiary graduates from vocational programmes.

 

First-time graduation rates

Upper secondary education is internationally considered as the minimum level of qualification for successful integration into the labor market and almost mandatory to pursue further education. The consequences of failing this level of education on time can be damaging to both individuals and society. In addition, graduate rates can be considered as a key indicator of whether governments have invested enough to increase the number of students graduating from upper secondary education. Therefore, the contrast in graduation rates among countries reflect the difference of educational systems and programmes available as well as current social norms and economic performance. 80% of adults before the age 25 should enjoy a first-time graduation from upper secondary education, if current graduation patterns continue on average across OECD countries.

Post-secondary non-tertiary graduation rates

First-time graduation rates from post-secondary non-tertiary education are generally lower than those from upper-secondary programmes. On average, 6% of today’s young adults in OECD countries will finish post-secondary non-tertiary programmes before they turn 30 if current graduation patterns continue.

 

Sources

Summarized by Faical Al Azib from OECD, Education at a Glance 2021: OECD Indicators – Indicator B1; B2; B3. Access to Education, Participation and Progress: https://www.oecd-ilibrary.org/docserver/b35a14e5-en.pdf?expires=1645351809&id=id&accname=guest&checksum=0B361D22CD2C8DE309F5589F172BD8A2

Chapter B: Access to Education, Participation and Progress – Summary B2

B2 How do early childhood education systems differ around the world?

Enrolment of children under age 3

It is important for children to have access to high quality early childhood education and care (ECEC) for their development and well-being. The age at which children are likely to begin attending school can vary depending on certain factors such as, the availability and length of parental leave, as well as the typical starting age for ECEC. Moreover, the role of women in the society and, more specifically, in the labor market can be an additional indicator for the starting attendance of children into school.

On average across OECD countries, a significant increase in the enrolment of young children under the age of 3 has occurred in most OECD countries since 2005. However, not all countries have had the same pace. Some of them have invested more than others, which resulted in a drastic expansion of ECEC for children under age 3 in recent years. For example, Korea had the largest expansion between 2015 and 2019, with an increase of 13 percentage points in the enrolment of children under 3.

This expansion of ECEC, especially in Europe, can be explained through the objectives set by the European Union (EU) at its Barcelona 2002 meeting to supply subsidised full-day places for one-third of children under the age of 3 by 2010. This expansion can also be explained through the increase in women’s participation in the labour market, particularly for mothers with children under three. The data shed light on this correlation, by demonstrating the countries with higher enrolment rates of children under 3 in 2019 are those that are witnessing the highest employment rates of mothers (Table B2.1 in OECD (2018)).

Unfortunately, the affordability and access to ECEC for very young children is still perceived as a programme reserved for certain social classes. Indeed, despite government efforts to increase the affordability and accessibility of such early childhood development services, it is still too dependent on private sources of funding. Data from the EU Statistics on Income and Living Conditions (EU-SILC) Survey highlight that on average across European OECD countries, 0- to 2-year-olds in low-income households were one-third less likely to participate in ECEC. The difference between low-income and high-income households can vary from one country to another. For example, France and Ireland have approximately 40 percentage points of difference between families from the two social classes, whereas in Denmark there is a high participation rate of young children in ECEC regardless of parent’s income level (OECD, 2020).

Enrolment of children from age 3 to 5

Studies have revealed that an early start to a quality education can help children’s development and can be positive to prepare them for school. Therefore, this matter has been the focus of policy reform for a decade. In the past, most OECD countries had an educational system that only started from primary school. With time, these countries have realised the importance of developing ECEC for younger children.

An interesting phenomenon is the high rates enrolment of 3- to 5-year-old children in ECEC, with 87% on average across OECD countries, even though ECEC programmes are not compulsory in all countries. However, lower enrolment in ECEC can be the result of insufficient places available, lack of awareness by parents of the importance of ECEC or limited public coverage of early learning settings (OECD, 2017).

For the last ten years, enrolment of 3- to 5-year-olds in education has been developing as the fruit of the extension of compulsory education to younger children, the increase of governmental subsidies towards ECEC for some ages and targeted population groups, and universal provision for older children. Across OECD countries and its partners, there was an increase of 2 percentage points on average enrolment of 3- to 5-year-olds in pre-primary and primary schools, between 2015-2019.

Up until today, there is an ongoing debate about the appropriate age at which children should transition to primary education across most OECD countries. Indeed, ECEC programmes are usually designed to develop the cognitive, physical, and socio-emotional skills needed to participate in school and society. On the other hand, primary education aims to give pupils and a sound basic education in reading, writing and mathematics, along with preliminary understanding of other subjects (OECD/ Eurostat/UNESCO Institute for Statistics, 2015). Moreover, some studies state that children below the age of primary school should be free for their personal development, before focusing in a more academically oriented programme (OECD, 2017).

Regional variation in the enrolment of 3- to 5-year-olds 

The foundations of sustainable learning for all children and supporting the main educational and social needs of families, are fair access to quality ECEC. However, the equitable access to quality ECEC is hindered depending on the geographical location, especial in rural regions where there are undeveloped public transportation infrastructures, and commuting can prove exhausting. Therefore, the percentage rate of participation in ECEC among 3- to 5-year-olds at national level can be associated with the regional socioeconomic situation. Furthermore, the ratio of children to teaching staff is a key indicator of the resources allocated to education. On average across OECD countries, every teacher is responsible of a class of 15 students in pre-primary education. Since 2015, the number of children per teaching staff at pre-primary level decreased across most OECD and partner countries. And this is an indicator that most countries are investing more resources to develop a closer interaction between the teacher and his/her students. In addition, it is also an indicator of stronger growth in the number of teachers compared to the number of children enrolled in pre-primary education.

Child-staff ratios 

It is proven that inspiring environments and high-quality pedagogy are stimulated by well qualified practitioners, and that closer child-staff interactions facilitate better learning outcomes. Therefore, smaller numbers of students per class, allow professors to focus more on the needs of individual children and reduce the amount of class time spent addressing class disruptions (OECD, 2020).

Financing early childhood education and care

Sustainable public subsidies to support the development of ECEC programmes are essential. In fact, appropriate funding aids in the recruitment of qualified trained staff, who will in turn support the growth of ECEC programmes. Additionally, investment in infrastructure would support the development of child-centered environments for well-being and learning. In sum, insufficiently subsidised ECEC can influence the ability of some parents from disadvantaged socio-economic backgrounds to enroll their children in these programmes.

Expenditure per child

In pre-primary education, annual expenditure for both public and private settings is approximately USD 9300 per child on average in OECD countries in 2018. Additionally, spending on ECEC can be studied as an expenditure relative to a country’s wealth. Indeed, expenditure on all ECEC settings accounted in 2018 for an average of 0.9% of gross domestic product (GDP) across OECD countries, of which two-thirds was allocated to preprimary education. The expenditures can vary due to the differences of enrolment rates, legal entitlements, and the intensity of participation, as well as the different starting ages for primary education.

Public and private provision and funding of early childhood education and care 

The type of ECEC programmes and its expansion are the reflection of parent’s needs and expectations regarding accessibility, cost, programme, staff quality, and accountability. Usually, when these important conditions are not met by public institutions, some parents may be more interested to enroll their children into the private ones (Shin, Jung and Park, 2009).

Private institutions can be categorised as independent and government dependent. Independent private institutions are owned by a non-governmental organisation or by a governing board not selected by a government agency and receive less than 50% of their core funding from government agencies. Government-dependent private institutions have similar governance structures, but they rely on government agencies for more than 50% of their core funding (OECD, 2018). The data showed that in most countries, the number of children enrolled in private institutions is much higher in early childhood education than at primary and secondary levels. On average across OECD countries, about half of the children in ECEC and a third of those in pre-primary education are enrolled in private institutions. Despite the increasing public funds allocated to public ECEC and pre-primary education institutions, the private ones are still better quality due to its higher funding from more diverse donors. Consequently, early childhood education is still perceived as a luxurious choice for many parents, particularly when they have children under the age of 3.

 

Sources

Summarized by Faical Al Azib from OECD, Education at a Glance 2021: OECD Indicators – Indicator B1; B2; B3. Access to Education, Participation and Progress: https://www.oecdilibrary.org/docserver/b35a14e5en.pdf?expires=1645351809&id=id&accname=guest&checksum=0B361D22CD2C8DE309F5589F172BD8A2

Chapter B: Access to Education, Participation and Progress – Summary B1

  1. B1 Who participates in education?

Compulsory education

In most OECD countries, compulsory education starts in general with primary education; by the age of 6. However, there are some varieties among OECD and partner countries. Some countries have an educational system that requires parents to enroll their children to compulsory education at an earlier age; while in other countries such as Estonia, Finland, Indonesia, Lithuania, Russia, and South Africa the primary school only begins at the age of 7. Compulsory education usually ends with the completion or partial completion of upper secondary education at the age of 16 on average across OECD countries. Moreover, on average across OECD countries, full enrolment (the age range when at least 90% of the population is enrolled in education) lasts 14 years, starting from the age of 4 to the age of 17. The period of the latter lasts between 11 and 16 years in most countries and reaches 17 in Norway.

In sum, in all OECD countries, compulsory education comprises primary and lower secondary education. In most countries, there is almost universal coverage of basic education, since enrolment rates among 6- to 14-year-olds reached or exceeded 95% in all OECD countries.

 

Participation of 15-19 years-olds in education

With time, countries have improved their upper secondary programmes in terms of diversity. This phenomenon is the result of the increasing demand for upper secondary education and the aftermath of significant changes in curricula and labour-market needs. Indeed, curricula have developed, from general and vocational programmes to offering more comprehensive programmes that include both types of learning, leading to more academic and professional opportunities.

On average across OECD countries, 84% of the population is enrolled in education between the age of 15 and 19. The highest share of enrollments rate is in Belgium, Ireland, and Slovenia, with 94%. However, the enrolment rate did not improve in all OECD countries; for example, Germany, Hungary, and Iceland have witnessed a fall of more than 3 percentage points among 15- to 19-year-olds. Therefore, the share of students enrolled in each education level and at each stage shed lights the various educational systems and directions among countries. The highest rate of diversification in terms of academic and professional choices, is when students reach the age of 18 years old.

An additional important factor to analyse the data on ‘’Who Participates in Education?’’, is the education enrolment per gender. Indeed, studies show that female students outnumber male students in almost all age groups and at all education levels. The difference of enrolment rates can be explained through school drop-out and, indirectly, to lower school performance and grade repetition. On average across OECD countries, boys are more likely to repeat a grade in general programmes than girls and represent 61% of the repeaters in lower secondary education and 57% in upper secondary education. Consequently, women have higher enrolment rates and better performance, while repetition rates are higher among men. However, the share of repeaters varies by country with its respective educational system and by educational level.

Participation of 20- to 24-year-olds in education

A general indicator of the transition from secondary to tertiary education is the decrease of enrolment rates on average. The average enrolment rate of 20- to 24-year-olds age group across OECD countries is almost the half of 15- to 19-year-olds: only 41% of the population aged 20-24 is enrolled in education. On average across OECD countries, 37% of the female population in this group age and 29% of their male peers are enrolled in tertiary education. The gender gap in enrolment increases even more with this age group.

 

Participation of adults aged 25 and older in education

Among this age category, the enrolment in education becomes less common. Indeed, the OECD average enrolment rate in all levels of education reaches 16% among 25- to 29-year-olds. Moreover, the gender gap also decreases since enrolment rates are lower above age 24. Enrolment rates are only 1 percentage point higher for 25- to 29-year-old women on average. And finally, the OECD average enrolment rate for the population aged 40 to 64 is 2%.

 

Subnational variations in enrolment

Subnational variation in enrolment patterns emphasises on the equality of access to education across a country, as well as long term labour-market opportunities and the value of durable learning for levels beyond compulsory education or tertiary education. In addition, in more than half of the countries with data available, the difference of the enrolment rate between subnational regions is more significant than the difference of national rates across various OECD countries.

 

Sources

Summarized by Faical Al Azib from OECD, Education at a Glance 2021: OECD Indicators – Indicator B1; B2; B3. Access to Education, Participation and Progress: https://www.oecd-ilibrary.org/docserver/b35a14e5-en.pdf?expires=1645351809&id=id&accname=guest&checksum=0B361D22CD2C8DE309F5589F172BD8A2

تعليم الوضع في فرنسا

في حين أن التعليم الفرنسي يبدو متاحًا للوهلة الأولى للجميع حيث أنه مجاني لجميع المراحل الابتدائية وحتى التعليم العالي، يزعم الفرنسيين أن النظام التعليمي الفرنسي يواجه العديد من العقبات. ولقد أجريت عدد من المقابلات مع أشخاص فرنسيين لا يزالون داخل النظام التعليمي الفرنسي الخاص والعام  وبعضهم انتهى منذ فترة طويلة على أمل معرفة مدى ملاءمة الادعاءات.

يتضح أنه أكثر العوائق تكرارا التي تم ذكرها كانت حالة المعلمين. حيث يتقاضون رواتب متدنية ولا يعطى لهم الاعتبار الواجب. في المقابل، يتم انتقاد جودة تعليمهم لكونها انفعالية وأحادية التلقي. مما أدى إلى شعور العديد من الأفراد الحاصلين على تعليم فرنسي أنه يتعين عليهم اتباع توقعات المعلمين تمامًا وليس لديهم مساحة للتفرد أو الأصالة. على وجه التحديد، يتم تجاهل الأمور المتعلقة بالصحة العقلية حيث يجب على الطلاب العمل لساعات طويلة. وعلى نفس المنوال، لا يوجد دعم نفسي أو تشجيع عام لأن النظام الفرنسي قائم على المنافسة، والنجاح هو مسؤولية الطالب. فعوضًا عن تشجيع الطلاب بمجرد وصولهم إلى مستوى النجاح، يتم انتقاد الطلاب لعدم كونهم أفضل. في الوقت نفسه، لا يوجد استيعاب للتعب أو سوء الصحة العقلية أو الاضطرابات العقلية، حيث لا يُتوقع من الطلاب طلب المساعدة ويتم رفضهم عند قيامهم بذلك. أوضح أحد الذين تمت مقابلتهم:

“عندما كنت أشعر بالاكتئاب والإرهاق بسبب ساعات العمل الطويلة، يغضب المعلمين عندما أنام خلال الدرس. حيث أنه تم توقيفي سبع ساعات لأن المدرس شعر بالإهانة. ولم يستمع إلي أحد عندما قلت إنني بحاجة إلى تلك الساعات للمراجعة والنوم “.

في الواقع، لا يتمحور التدريس حول التلاميذ. بدلاً من ذلك، فهو مبني على نظام هرمي.

كما أوضح أحد الطلاب أنه في التعليم العام لا يتم تقديم أي توجيه أو نصح بشأن الخيارات المستقبلية، فيما يتعلق بالبرامج الملائمة للحصول على أي وظيفة أو فرص بالخارج. بل على العكس، فإن الأمر يعتمد كليًا على البحث الخاص.

والجدير بالذكر أنه كان هناك اختلاف واضح في الإجابات مع الطلاب من التعليم العام والخاص، حيث أعرب الأطفال المتعلمين في المدارس الخاصة عن رضاهم بشكل عام. ومن المعروف جيدًا أن هذا الانقسام يعطي فرصًا مختلفة للأطفال اعتمادًا على خلفياتهم الاجتماعية والاقتصادية. وبناءً عليه، هناك حاجة إلى إصلاح منهجي لمنح معلمي المدارس العامة فرصًا أفضل لأداء وظائفهم بنجاح.

ومن المرجح أن ينعكس هذا المثال على احترام الحكومة للمهنة على سلوك الأطفال أيضًا.

man and woman sitting on chairsPhoto by Kenny Eliason on Unsplash

ينعكس هذا الشكل أحادي التلقي في برامج المدارس الفرنسية، حيث قدمت حتى عام 2021 ثلاث مسارات رئيسية فقط: الأدب أو الاقتصاد أو الرياضيات والعلوم. فقط هذه المسارات المبنية على النظريات تم أخذها في الاعتبار. وبالنسبة للأشخاص الذين لا يتناسبون مع هذه المسارات، فإن التوجه نحو الدبلوما يعد أكثر عملية وأقرب إلى العمل. و سيتم الحكم عليها سلبًا وعلى أنها دون المستوى. في الواقع، المدارس الفرنسية منخفضة في التقييم الأوروبي والعالمي مقارنة بالدول الأخرى التي تمنح الأطفال المزيد من الفصول المهنية. وعلى وجه الخصوص، يمكن توقع أن تكون هذه الهيكلة للمسارات تحديًا بشكل خاص للأفراد ذوي التنوع العصبي. ومع ذلك، فإن التغيير الأخير في البكالوريا هو أقرب إلى اختيار “حسب الطلب” ويسمح بمزيد من الحرية في بناء المواد؛ على أمل التقليل من النقد.

والجدير بالذكر أن التقرير العالمي حدد حقوق ذوي الاحتياجات الخاصة في التعليم كقضية رئيسية في عام 2022. وبالفعل، عُرفت قواعد الاندماج الفرنسية للأطفال ذوي الاحتياجات الخاصة في التعليم بأنها مربكة ومخيبة للآمال إلى حد كبير، مما يترك الآباء بلا أي دعم. ولا يزال هناك تقدم يتعين إحرازه لأن التكامل في حد ذاته لا يكفي. على سبيل المثال، ذكر أحد الأشخاص الذين تمت مقابلتهم أن بعض الأصدقاء وأولياء أمور الأطفال ذوي الاحتياجات الخاصة أعربوا عن أسفهم لعدم وجود موظفين في المدرسة لمساعدة أطفالهم وحمايتهم من التنمر.

بالإضافة إلى ذلك، يمكننا أن نلاحظ الحظر الأخير (2021) على الحجاب للقصر في المدارس وكذلك الآباء المرافقين. يتبع هذا الحظر المحدث قيودًا قديمة تم انتقادها بالكامل باعتبارها معادية للإسلام. وبالفعل، فإن هذا الحظر يضع وزنًا غير متناسب على الفتيات المسلمات اللائي يذهبن إلى المدرسة مقارنة بالأطفال الآخرين.

boy in gray sweater beside boy in gray and white plaid dress shirtPhoto by Adam Winger on Unsplash

أخيرًا، في الآونة الأخيرة نظم المعلمين الفرنسيين أحد أكبر الإضرابات التعليمية احتجاجًا على تعامل الحكومة مع إجراءات جائحة كورونا في القطاع التعليمي. وبالعودة إلى النقطة المذكورة أعلاه بشأن المعاملة الغير دقيقة للمعلمين؛ فقد تقدم المعلمين بشكوى  تتعلق بعدم استشارتهم في صنع قرارات الحكومة حيث أنه يُطلب منهم تغيير المواد وطريقة التدريس في اللحظة الأخيرة بشكل متوقع دون تقديم أي دعم أو وجود معلمين احتياطيين في حالات المرض. في نهاية المطاف، يجدر التأكيد أن عدم الاستقرار يؤدي بشكل كبير إلى تعطيل تعليم الأطفال.

Maya Shaw

Translated by Mahnoor Tariq from [Educational Challenges in France]

المراجع:

  1. https://www.mma.fr/zeroblabla/nouveau-bac-2021-reforme-changements.html
  2. https://www.weforum.org/agenda/2017/09/these-are-the-ten-best-countries-for-skill-and-education/
  3. https://www.hrw.org/world-report/2022
  4. www.theiwi.org/gpr-reports/the-french-hijab-ban-and-the-freedom-of-choice
  5. https://www.theguardian.com/world/2022/jan/13/half-of-french-primary-schools-expected-to-close-teachers-strike-protest-covid-education
  6. Cover image source – https://commons.wikimedia.org/wiki/User:GilPe

التحديات الرئيسية للتعليم الابتدائي والثانوي في دول غرب البلقان

التحديات الرئيسية للتعليم الابتدائي والثانوي في دول غرب البلقان (WB6) 

 

 

تمر دول غرب البلقان (التي حددها الاتحاد الأوروبي وتشمل ألبانيا، والبوسنة والهرسك، وكوسوفو، والجبل الأسود، وجمهورية مقدونيا الشمالية، وصربيا) بمرحلة انتقالية ، تنطوي على صراعات وتقدم.

تشترك هذه البلدان في الأحداث التاريخية الفريدة التي تؤثر على النظام السياسي والاقتصادي والتعليمي اليوم وذلك على سبيل المثال لا الحصر. ومع ذلك، يطمح كل من هذه البلدان إلى بناء مجتمعات ديناميكية وتحسين القدرة التنافسية الاقتصادية، مما يجعل الإصلاح التعليمي ركيزة أساسية لجهود التنمية الإقليمية. حيث يعد بناء أنظمة تعليمية نوعية وعادلة والحفاظ عليها أمرًا حيويًا لاستراتيجيات الاندماج في كل بلد في أوروبا.

 

 

ألبانيا

نظام التعليم الألباني معقد ويتأثر حتما بالتطور التاريخي السياسي والاجتماعي والاقتصادي الألباني. يعد التعليم بحد ذاته حافزًا لتحسين هذه الركائز، مما يثير مخاوف في ألبانيا بشأن عدم مساهمة نظامها التعليمي في التنمية الاجتماعية والاقتصادية للبلد.

الأطفال في العمل

التعليم في ألبانيا إلزامي للأطفال الذين تتراوح أعمارهم بين ستة وستة عشر عامًا. ومع ذلك، يشارك العديد من الأطفال في ألبانيا في أسوأ مجالات عمل الأطفال بما في ذلك التعدين والتسول القسري. ذكرت دراسة أجراها المعهد الألباني للإحصاء ومنظمة العمل الدولية (ILO) أن 7.7٪ من الأطفال الألبان الذين تتراوح أعمارهم بين 5 و 17 سنة يعملون غالبًا بشكل يتجاوز قدراتهم. وتشير التقديرات إلى أن حوالي 54000 طفل يعملون في ألبانيا.Photo by note thanun on Unsplash

 

نصف المدارس تفتقر إلى المرافق الأساسية

تواجه المدارس في ألبانيا صعوبات من حيث الشروط والتسهيلات. في المناطق النائية من البلاد ، تفتقر المدارس إلى وسائل التدفئة بالإضافة إلى البنية التحتية الضرورية والأساسية الأخرى. وفقًا لتقرير اليونيسف ومنظمة الصحة العالمية ، فإن 29٪ من المدارس في ألبانيا لا تستوفي الحد الأدنى من شروط النظافة. كما ركز التقرير على الاحتياجات العامة في المدارس وأظهر أن النظافة ليست المشكلة الوحيدة. ووفقًا للبيانات المنشورة  فإن 53٪ من المدارس لا تستطيع الوصول إلى الإنترنت وبالتالي فهي تحتل مرتبة أقل من المتوسط ​​الأوروبي.

التعليم الشامل

يبلغ معدل الالتحاق بالتعليم الابتدائي في ألبانيا 96٪. ومع ذلك فإن القضايا في قطاع التعليم تؤثر بشدة على الفئات الأكثر تهميشًا من الأطفال. حيث لا يتمتع أطفال أقلية الروما أو ذوي الاحتياجات الخاصة بالحق في التعليم. وفقًا لوزارة التعليم والرياضة في ألبانيا، يبلغ معدل الغياب الرسمي لأطفال الروما حوالي 4 ٪. ولا يزال حوالي 34.4٪ من أطفال الروما الذين تتراوح أعمارهم بين 7 و 18 عامًا أميين لأنهم لم يلتحقوا بالمدرسة مطلقًا.

 

 

جودة المعلمين

تعمل ألبانيا على تحسين جودة التدريس من خلال امتحانات القبول القياسية الحكومية. في الوقت الحالي، هناك فجوة كبيرة بين المناطق الحضرية والمناطق الريفية المحرومة من التعليم. بالإضافة إلى ذلك، فإن النسبة المئوية للمعلمين الحاصلين على مستوى معين من التعليم العالي أقل من المتوسط ​​عبر البلدان والاقتصادات المشاركة في منظمة التعاون الاقتصادي والتنمية (98٪) والاتحاد الأوروبي (98٪) (منظمة التعاون الاقتصادي والتنمية، 2019 [44]). وتواجه المناطق المحرومة تحديات إضافية يرجع ذلك جزئيًا إلى ارتفاع مستويات الهجرة.

ميزانية منخفضة في التخلص

في حين أن البلدان في جميع أنحاء منظمة التعاون الاقتصادي والتنمية أنفقت حوالي 5٪ من ناتجها المحلي الإجمالي على التعليم في السنوات الماضية لا تزال ميزانية ألبانيا عند 3٪.

مونتينيغرو

الجبل الأسود جمهورية صغيرة يبلغ عدد سكانها حوالي 650.000 نسمة وأقل من 300 مدرسة وجامعة واحدة. عانى النظام التعليمي عشر سنوات من العزلة بسبب نقص الاستثمار وتدهور عام في البنية التحتية والجودة. تشمل التحديات الأكاديمية على سبيل المثال لا الحصر:

Photo by Conner Baker on Unsplash

مرافق المدرسة

تختلف أوضاع المدارس باختلاف المنطقة، لكن العديد منها تعاني من ضعف المرافق. في المناطق الريفية، لا سيما في الأقليات الألبانية تفتقر المدارس إلى مراحيض داخلية أو مياه جارية أو تركيبات كهربائية آمنة. ويعد الأثاث في معظم المدارس في حالة سيئة ولا توجد إمدادات كافية. بالإضافة إلى ذلك، هناك مشكلة تدفئة كبيرة في المدارس وخاصة في المناطق الجبلية. تعالج المدارس حاليًا المشكلة من خلال وضع طبقات باستخدام أقل قدر ممكن من الوقود لتدفئة المدارس بشكل دوري.

اكتظاظ المدارس

مدارس الجبل الأسود شديدة الازدحام. تستوعب الفصول ما بين 35 و 40 طالبًا  مما يخلق مشكلة تتعلق بالمساحة  وهي مشكلة بارزة بشكل خاص في المدارس الثانوية. حيث أن هنالك حاجة إلى مرافق جديدة بسبب الزيادة السكانية في المناطق الحضرية حيث تعمل المدارس على فترتين أو ثلاث فترات. وبالتالي يؤثر هذا الأمر على الصيانة  لذلك يجب على الجبل الأسود زيادة الاستثمار في هذا الصدد.

طرق التدريس

لا تمارس طرق التدريس الإيجابية بشكل منصف في الجبل الأسود. بل يتم استخدام الممارسات التقليدية مثل الإرشادات الموجهة من المعلم بشكل متكرر في المدارس التي بها طلاب ومبرمجين مهنيين أكثر حرمانًا. طريقة التوجيه والتلقي غالبًا ما ترتبط بنتائج أعلى في المدارس التي يوجد بها طلاب أكثر حظًا ومبرمجو التعليم عام. على الرغم من هذه التحديات، يُلحظ عمومًا حضورًا في المدارس الثانوية. ويتم تدريس اللغات المستخدمة رسميًا (الصربية، والبوسنية، والألبانية، والكرواتية) بشكل كافٍ. ووفقًا لدراسة 2012 التي أجراها مكتب الإحصاء في الجبل الأسود فإن حساب الأشخاص الذين تتراوح أعمارهم بين 25 و 29 عامًا يمثلون أعلى مستوى تعليمي بنسبة 28٪. تلقى تعليمه في الكليات.

صربيا

التركيبة التعليمية للسكان غير مواتية

كشفت بيانات التعداد السكاني لعام 2011 أن الهيكل التعليمي للسكان غير موات. وأظهرت كذلك أن حوالي 34٪ من السكان الذين تبلغ أعمارهم 15 عامًا فما فوق بالكاد حصلوا على التعليم الابتدائي. بالإضافة إلى ذلك، فإن معظم السكان (49٪) حاصلون على تعليم ثانوي و 16٪ فقط حاصل على تعليم عالي (المكتب الإحصائي لجمهورية صربيا [SORS] ، 2013).

Photo by Good Free Photos on Unsplash

التعليم الشامل

انطلاقًا من تعريف التعليم الشامل ، “يتعلم الطلاب المختلفين والمتنوعين جنبًا إلى جنب في نفس الفصل الدراسي”، ويمكن استنتاج أن مؤشرات التحصيل التعليمي في صربيا هي الأقل تفضيلًا لسكان الروما؛ ومعظم الأعضاء حاصلين على مستوى تعليمي ابتدائي فقط أو أقل (87٪)، وأقل منهم حصلوا على تعليم ثانوي (11.5٪)، والأقل حصلوا على تعليم عالٍ (أقل من 1٪) (Radovanović & Knežević 2014). وفقًا لتقريرهيومن رايتس ووتش لعام 2016، يواجه مئات الأطفال الصربيين ذوي الاحتياجات الخاصة الإهمال والعزلة في المؤسسات، مما يؤدي إلى توقف النمو الفكري والعاطفي والجسدي. يوثق التقرير المؤلف من 88 صفحة  “أحلم أن أترك هذا المكان”: الأطفال ذوي الاحتياجات الخاصة في المؤسسات الصربية ” الضغط الذي تواجهه الأسر لإرسال الأطفال ذوي الاحتياجات الخاصة إلى مؤسسات سكنية كبيرة، غالبًا بعيدة عن منازلهم  وفصلهم عن عائلاتهم. في هذه المؤسسات، قد يعاني الأطفال من الإهمال، والأدوية غير المناسبة، وانعدام الخصوصية، ومحدودية الوصول إلى التعليم أو انعدامه.

 تحدي التمويل

استنادًا إلى البيانات التي نشرها معهد اليونسكو للإحصاء في سبتمبر 2021، كان إنفاق الحكومة الصربية على التعليم والتدريب 3.5٪ من الناتج المحلي الإجمالي للبلاد في عام 2018. هذه البيانات مقلقة مقارنة بمتوسط ​​دول الاتحاد الأوروبي البالغ 4.7٪ لـ 2017.

شمال مقدونيا

انخفاض تحصيل الطلاب

النتائج التي اوضحتها أحد الاختبارات الدولية في مقدونيا الشمالية تسلط الضوء على أن أحد التحديات في مستوى التعليم الابتدائي في مقدونيا الشمالية هو أن الإنجازات التعليمية للتلاميذ منخفضة للغاية. فيما يتعلق بذلك، لا تحدد الدورات التعليمية أهدافًا واضحة لنتائج التعلم بعد كل مرحلة من مراحل التعليم الابتدائي. حيث أن المنهج مثقل بالأعباء ولا علاقة له بالبيئة المحلية.

بين عامي 2013 و 2017 ، استخدمت مقدونيا نظام اختبار خارجي لكنها فشلت في تحقيق أفضل منه. لقد حولت التركيز من التدريس القائم على الأستاذ إلى حفظ المعلومات بدلاً من الفهم الأساسي والمنطق الواسع. هذه مشكلة متكررة في جميع أنحاء دول غرب البلقان.

Photo by Aaron Burden on Unsplash

التعليم الشامل

في مقدونيا ، كما هو الحال في بلدان غرب البلقان الأخرى، لا يتم تضمين العديد من أطفال الروما في نظام التعليم. ترتبط حالات الحضور والغياب بالخلفيات الاجتماعية والاقتصادية للطالب، مثل انخفاض مستويات تعليم الوالدين، والزواج المبكر، وقلة المعرفة باللغة المقدونية. وبشكل شامل يعد معدل الغياب مرتفع جدًا.

الأطفال ذوو الاحتياجات التعليمية الخاصة غير مدرجين بشكل كافٍ في نظام التعليم الابتدائي. لم يتم تنظيم إدراجهم في المدارس العادية بشكل كافٍ ولم يتم إدخال الآليات المناسبة. ترتبط هذه القضية أيضًا بالعوامل الثقافية مثل التحيزات بين أولياء الأمور والمعلمين والطلاب في هذه المجموعات. المعلمين غير مؤهلين للعمل مع فئات معينة من المتعلمين. بالإضافة إلى ذلك، يعاني الأحداث من المؤسسات الإصلاحية والمشردون من مشاكل القدرة على الاندماج.

مناهج

يعد تحسين الكتب المدرسية عملية طويلة، لكنها تفتقر إلى العديد من الجوانب حتى الآن. تفتقر الكتب إلى عناصر التعددية الثقافية والتكامل والاحترام. وتؤثر القوالب النمطية والتحيز والوصمة على المناهج الدراسية.

البوسنة وهرسيغوفينا

التعليم المنقسم عرقيا في البوسنة

بعد انهيار يوغوسلافيا السابقة في التسعينيات، تم تقسيم البوسنة والهرسك إلى كيانين منفصلين وهما الاتحاد البوسني الكرواتي وجمهورية صربسكا التي يهيمن عليها الصرب. كمجموعة سكانية مختلطة بدون أغلبية هناك العديد من المشكلات المتعلقة بالأطفال: وفقًا للتشريعات على مستوى الدولة، يحق للطلاب التعلم بلغتهم. ويجب على كل مجموعة عرقية أن تلتحق بمدارس تكون نموذجية “مدرستين تحت سقف واحد”. بمعنى آخر، يحضر الطلاب البوسنيون والكرواتيون نفس المدارس ولكن يتم فصلهم عن بعضهم البعض حيث يتعلمون برامج وكتب مدرسية مختلفة. في هذا البلد تطلب المنظمات غير الحكومية مثل Humanity in Action و YIHR منهجًا مشتركًا للتعامل مع حقيقة أن الشباب ينشأون على أن الانقسام هو المعيار.

Photo by Aaron Burden on Unsplash

التمويل التربوي

في البوسنة والهرسك  لا يوجد نظام متوازن للأجور للمعلمين. على سبيل المثال  في المدارس في كانتون الهرسك-نيريتفا  يتم إجراء الفصل وفقًا للمنهج الدراسي الإطاري لاتحاد البوسنة والهرسك، ويتم دفع وظيفة التوظيف بغض النظر عن مؤهلات الموظف. بهذا المعنى يحصل الشخص الحاصل على شهادة جامعية لمدة عامين أو على نفس الأجر. هذا ليس هو الحال في كانتون سراييفو، حيث يتم تعويض المستويات التعليمية بشكل مختلف.

تقييم المعرفة

فيما يتعلق بتقييم الطلاب، فإن الطلاب في البوسنة والهرسك لديهم معدلات تحصيل أقل من تلك الموجودة في البلدان الأخرى. يتم اختبار الطلاب من خلال قدرتهم على الحفظ ولكنهم يفتقرون إلى المهارات التقييمية أو التحليلية أو الإبداعية أثناء الدراسة. و يستمر هذا في الدورة الثانية من الدراسات، حيث تظل النتائج غير كافية على الرغم من إصلاحات التدريس. من ناحية أخرى، هناك مدارس ذات أنظمة وبرامج دولية لكنها تتطلب رسومًا كبيرة.

 

كوسوفو

شهد النظام التعليمي في كوسوفو حدثين فريدين. أولاً، فصل المتحدثين الألبان في عام 1989 من المدارس و الوكالات في جميع أنحاء كوسوفو واستبدالهم بالمسؤولين الصرب (شاهاني، 2016). ثانيًا، كرد مباشر على عمليات الفصل استمر تطوير نظام تعليمي مواز في التعليم الألباني في عام 1992. تركت هذه الأحداث بصمات تاريخية على تطوير النظام التعليمي. استنادًا إلى بيانات اليونيسف تشمل التحديات الرئيسية للتعليم التي تواجه كوسوفو كما يلي:

Photo by Tim Mossholder on Unsplash

البنية التحتية للمدرسة

الحديث عن وضع كوسوفو يعني الحديث عن الواقع بعد 20 سنة فقط من الحرب. كان تأثير الحرب على نظام التعليم في كوسوفو مدمرًا. 50٪ من المدارس تعرضت لأضرار أو دمرت وتعرضت الكتب المدرسية والمعدات والمرافق للتخريب.

حضور منخفض

لا يتمتع جميع الأطفال بحقهم في التعليم في كوسوفو. يلتحق العديد من الطلاب في وقت متأخر ويتغيب آخرين، تاركين السنوات التسع للتعليم الإلزامي غير مكتملة. 84٪ من الأطفال في سن الخامسة يلتحقون بمرحلة ما قبل الابتدائي  لكن 15٪ فقط من الأطفال يلتحقون ببرنامج التعليم المبكر. 87٪ من أطفال كوسوفو و 24٪ فقط من أطفال الروما والأشكالي والمصريين يكملون تعليمهم الثانوي.

التعليم الشامل

بناءً على العام الدراسي 2011/2012، تم تسجيل 33٪ فقط من الأطفال ذوي الاحتياجات الخاصة في التعليم. ويرجع ذلك جزئياً إلى عدم وجود إجراءات متماسكة ومنسقة بين السلطات المركزية والمحلية. في كوسوفو، يُستبعد أطفال الأقليات من الروما والأشكالي والمصريين من نظام التعليم. وينطبق هذا أيضًا على الأطفال ذوي الاحتياجات الخاصة، والأطفال في سن ما قبل المدرسة، والعائدين، والأطفال فوق السن. تقل احتمالية حصول الأطفال في المناطق الريفية على تعليم جيد يمكن الوصول إليه. لديهم القليل من الرعاية الصحية أو لا يحصلون عليها، ويرجع ذلك جزئيًا إلى عدم وجود إجراءات متماسكة ومنسقة بين السلطات والمؤسسات المركزية والمحلية.

كوسوفو – برنامج تعليم الأقليات الصربية

إن مشاركة الجالية الصربية أمر بالغ الأهمية. بعد الحرب، رفض صرب كوسوفو المشاركة في نظام التعليم المعاد تأسيسه. يعمل صرب كوسوفو مع الكتب المدرسية الصربية ، مما يجعل النموذج التعليمي نموذجًا موازياً تدير بموجبه الحكومة الوطنية جزءًا منه. في المقابل ، تدار المجتمعات الصربية الأخرى وتدعمها صربيا. النظام الحالي يخلق التوتر في بعض الأحيان. توجد حاليًا مدارس متعددة اللغات (الصربية والألبانية والإنجليزية) ، والتي يمكن أن تكون نموذجًا مستقبليًا.

تشمل التحديات المشتركة بين الدول الست

1.جائحة كورونا أكدت على عدم جاهزية المدارس.

 

لا تزال المشاركة المنخفضة في التعليم في مرحلة الطفولة المبكرة، وانخفاض جاذبية مهنة التدريس، وعدم كفاية المواد التعليمية أو البنية التحتية المادية  من التحديات الهيكلية الرئيسية للتعليم في المنطقة (منظمة التعاون الاقتصادي والتنمية ، 2018 [14]).

أثناء إغلاق المدارس خلال جائحة كورونا، كان التحدي الرئيسي الذي واجهته دول غرب البلقان هو عدم كفاءة المدارس ونقص المعدات المناسبة للتعلم الرقمي المقترن بالمهارات الرقمية للمعلمين استنادًا إلى بيانات PISA 2018 حول إمكانية التعلم المدرسي في المنزل في دول غرب البلقان (منظمة التعاون الاقتصادي والتنمية ، 2019 [15]):

  • يتم تعليم حوالي ثلثي الطلاب البالغين من العمر 15 عامًا في مؤسسات لا تتوفر فيها منصات فعالة لدعم التعلم عبر الإنترنت.
  • يتم تعليم حوالي ثلثي الطلاب البالغين من العمر 15 عامًا في أماكن عمل بها أجهزة رقمية غير كافية للتعليم.
  • يقوم المدرسين بتدريس حوالي ربع الطلاب البالغين من العمر 15 عامًا دون المهارات التقنية والتربوية اللازمة لدمج الأجهزة الرقمية في التدريس.

2.نقص الخدمات المهنية

في السنوات الأخيرة، أدرجت مدارس مختلفة في دول غرب البلقان خدمات مهنية في مجالات علم الاجتماع وعلم النفس. وعلى الرغم من ذلك، لا يزال النظام غير فعال بسبب عدم كفاية عدد مقدمي الخدمة ونهجهم تجاه التلاميذ حيث يقومون بمهام إدارية مختلفة.

دول المجموعة السادسة: النتائج المستخلصة من برنامج التقييم الدولي للطلاب (PISA)

يستعرض هذا القسم نتائج برنامج التقييم الدولي للطلاب (PISA) التابع لمنظمة التعاون الاقتصادي والتنمية (PISA) 2018 ، حيث شاركت دول البلقان.

  1.  تكشف النتائج أن النتائج الإجمالية للمنطقة آخذة في التحسن.
  2. الأداء في دول غرب البلقان (متوسط ​​الدرجات في القراءة، 402) أقل عمومًا من أداء البلدان عبر بلدان وسط وشرق أوروبا (CEEC) (476) 1 ، والاتحاد الأوروبي (الاتحاد الأوروبي) (481)، ومنظمة التعاون والتنمية في الميدان الاقتصادي ( 487).
  3. نتائج التعلم في المنطقة غير منصفة إلى حد كبير. أداء الأولاد أسوأ من أداء البنات بمعدلات تفوق المعدلات العالمية.
  4. الإنفاق على التعليم منخفض في المنطقة، لا سيما عند النظر إلى الاستثمارات الكبيرة في البنية التحتية التي تحتاجها العديد من المدارس. تميل المدارس ذات الطلاب المتميزين اجتماعيًا واقتصاديًا إلى التمتع بقدر أكبر من الموارد.
  5. اكتظاظ المدارس في المناطق الحضرية وانكماش المدارس في المناطق الريفية من القضايا الأخرى الناتجة عن التحضر.
  6. في دول غرب البلقان، تعتبر ممارسات المعلم تقليدية بشكل أساسي وتتمحور حول المعلم (على سبيل المثال، إلقاء محاضرة على الفصل بأكمله) مع تركيز أقل على التعليم الفردي والتكيف. تم إعداد هذه المقالة باستخدام أساليب الدراسة النوعية، مع التركيز على المصادر الثانوية مثل تقارير وكالات الدولة في دول غرب البلقان والمنظمات الدولية وغيرها من الهياكل.

By Xhina Cekani

Translated by Mahnoor Tariq from [Main Challenges of Primary and Secondary Education in The Western Balkan countries]

المراجع:

Government expenditure on education, total (% of GDP) – Serbia | Data (worldbank.org)

8 Facts About Education in Serbia – The Borgen Project

Strategija-za-obrazovanie-ENG-WEB-1.pdf (mrk.mk)

Executive summary | Education in the Western Balkans : Findings from PISA | OECD iLibrary (oecd-ilibrary.org)

https://www.oecd-ilibrary.org/sites/7f73878ben/index.html?itemId=/content/component/7f73878b-en

http://www.herdata.org/public/education-needs_assessment-yug-mon-enl-t05.pdf

https://pisabyregion.oecd.org/montenegro/#section-02

https://www.unicef.org/montenegro/media/2976/file/MNE-media-MNEpublication44.pdf

Pupils Challenge Ethnically-Divided Education in Bosnia | Balkan Insight

Primary-and-secondary-education-in-Bosnia-and-Herzegovina.pdf (eu-monitoring.ba)

Children in Kosovo | UNICEF Kosovo Programme

Inclusive education | UNICEF Kosovo Programme

core-curriculum-for-pre-primary-grade-and-primary-education-in-kosovo.pdf (rks-gov.net) Kosovo’s ghost schools – Kosovo 2.0 (kosovotwopointzero.com)

Cover Photo source:United States. Central Intelligence Agency. Library of Congress http://www.loc.gov/