Görsel Medya Eğitimi

Broken Chalk insan hakları ihlallerine karşı mücadelesini arttırarak devam ettiriyor.

Türkiye ve dünyada gerçekleşen hak ihlallerini daha geniş kitlelere ulaştırmak ve bu ihlallerin önüne daha hızlı geçmek amacıyla sosyal medya hesaplarımızda daha yoğun bir çalışmaya başlıyoruz. Bize bu çalışmalarımızda destek verecek gönüllülerimize temel medya eğitimi vereceğiz.

Bu eğitimin sonunda gönüllülerimiz

  • video montajı
  • afiş
  • video kapak tasarımı
  • rejili canlı yayın yönetimi
  • youtube içerik üretimi
  • seo

yapmayı öğrenmiş olacaklar.

Siz değerli gönüllülerimizi medya ekibimizde görmek için sabırsızlanıyoruz.

Aşağıdaki formu doldurarak bu proğrama kayıt olabilirsiniz.

    Please check any of the messenger app

    Do you want to be informed of our activities with an email?

    [md-form spacing="tight"]
    [md-text label="Name"]

    [/md-text]
    [md-text label="Age"]

    [/md-text]
    [md-text label="Phone Number"]

    [/md-text]
    [md-text label="Your Email "]

    [/md-text]
    [md-select label="Country of Residency"]

    [/md-select]

    [md-submit]

    [/md-submit]
    [/md-form]

    Eğitim Alanındaki Hak İhlallerine Broken Chalk ile Ses Olun

    Broken Chalk Mart 2019 da, Türkiye den gördükleri ve görmeleri muhtemel insan hakları ihlallerinden dolayı yurt dışına çıkıp, gittikleri ülkelerde sığınma talebinde bulunmak zorunda kalan bir grup eğitimci tarafından kurulmuş ve Eğitim alanındaki İnsan Hakları İhlallerini sonlandırma amaçlı çalışmalar ve lobi faliyetler yapmaktadır. Türkiye ve Dünyada Eğitm alanında Hak İhlallerine maruz kalan kişi ve kurumlara imkanları ölcüsünde tüm destekleri vermeye çalışan genç bir insan haklaır derneğidir.

     

    Bügün geline noktada çalışmalarını yirmi cıvarında gönüllüsü ile sürdürmeye çalışan Broken Chalk yeni gönüllülerin desteğine ihtiyaç duymakta.

     

    Program Tarih ve Saati: Jul 11, 2021 07:00 PM in Amsterdam, Berlin, Rome, Stockholm, Vienna

     

    Kayıt olmak için bu linki tıklayınız

    Canlı izlemek için bu linki tıklayınız

     

    Kemal Gülen-Moderatör
    Gazeteci ve Televizyon Sunucusu
    Uzun yıllar Samanyolu Haber TV ve Samanyolu TV’nin ana haber bülteni sunuculuğu yapan Kemal Gülen aslen İstanbul Üniveristesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Ekranların sevilen yüzü olarak bilinen Kemal Gülen bugün bir çok proğramda gönüllü olarak sunuculuk ve moderatörlük yapmaktadır.

     

    Konusmacilar

    Enes Kanter
    Profesyonel NBA basketbolcusu
    Basketbol hayatına Samanyolu Koleji’nde başlayıp National Basketball Association (NBA) takımlarından Portland Trail Blazers forması giyen profesyonel basketbolcudur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirmesi ve Gülen hareketine verdiği açık destek nedeniyle Kanter, Türk hükümetinin hedefi haline geldi. 20 Mayıs 2017’de Endonezya’dan Romanya’ya seyahat eden Kanter’in pasaportu Türk Büyükelçiliği tarafından iptal edildi. Romanya havaalanında sınır polisi tarafından durduruldu ve ülkeye girişi engellendi; ayrıca Türk hükümetinin hakkında “terör örgütüne karışmakla” suçlayarak tutuklama emri çıkardığını da öğrendi. NBA ve ABD hükümeti müdahale etti ve Kanter güvenli bir şekilde ABD’ye dönebildi.

    Hacı Muammer Türkyılmaz
    Eğitimci
    Zengin bir aile de yetişen Türkyılmaz. Ticari zekasıyla onu geliştirmiş. Kısa sürede İzmir’deki birkaç büyük esnaftan biri olmuş. 60’lı yıllarda İzmir’deki 3 Mercedes’ten biri onun. Üniversitede okurken Fettullah Gülen ile tanışınca varlığını vakfedip ticareti bırakmış. Hayatını eğitime adamiş ve aynı zamanda Türkmenista Bilim Bakan Yardımcısı yapmıştır.

    Adem Önal
    Eğitimci
    Ilk ve orta eğitim Kırıkkalede Lise ve üniversite Ankara’da tamamladım 1997-2004 yılları arasında Ankara Özel Samanyolu Eğitim Kurumlarında idarecilik yaptım 2004-2010 yıllarında Çağ öğretim kurumlarına bağlı Azerbaycan-Türkiye Özel liselerinin Genel Müdürlüğünü yaptım 2010-2016 yıllarında Gürcistan Çağlar Eğitim Kurumlarında Yönetim Kurulu Başkanı olarak Çaliştım 2016 dan beri Amerikada yaşıyorum

    Basri Doğan
    Serbest Gazeteci
    28 yıldır Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da yasamakta olan evli ve üç çocuğu bulunan Basri Doğan aynı zamanda Hollanda Kraliyet Nişanı sahibi. Kendisi uzun yıllardır meslek olarak bağımsız freelance gazeteci yapmakta ve aynı zamanda 2000 yılından bu tarafa Hollanda Gazetecileri Cemiyeti NVJ üyesi.Yorulmaz bir insan hakları savunucusu olan Basri Doğan Amnesty Hollanda ve Broken Chalk’ın aktif üyelerindendir.Avrupa ulkerinde daha iyi bir yaşam mücadelesi amacı ile bu ulkere göç eden insanların hayat hikayelerini yazılı ve görüntülü olarak Tr724’te yayınlayarak tarihe not düşmektedir. Bunun yanısıra ülkedeki farklı vakıflar ile yalnız insanlara yönelik çalışmalar yürütmekte. Diyalog günleri ve akşamları düzenlemektedir.

    Ramazan ince
    Eş Kurucu/Başkan
    Broken Chalk
    Gana, Irak ve Nijerya’da 15 yıl öğretmenlik ve idarecilik yapan Ramazan İnce. Son üç yıldır Hollanda yaşamakta ve Fujitsu Hollanda’da Sistem Mühendisi olarak çalışmakta. Kendisi gibi Türk Hükümeti tarafından insan hakları ihlallerine maruz kalan eğitimcilerle beraber Broken Chalk derneğini kurdu.

     

    Öğretmen Projeleri

    Broken Chalk olarak Hollanda’da ilk ve orta öğretimde öğretmen açığını azaltmak adına  paydaşları bir araya getirerek proje yapıyoruz.

    Kendi ülkelerinde eğitim geçmişi olan yüksek eğitimli statü sahiplerini, çeşitli kurum ve kuruluşlarla irtibata geçerek  statü sahibi öğretmenlere Hollanda da mesleklerine devam edebilmelerinin yolu açılmaya çalışılıyor.

    Hali hazırda Den Haag projesi başlamış durumda ve görüşmeler Amsterdam için devam etmektedir.

     

    Sürgün öğretmenlerden KHK mesajı: Haklarımızı alacağımız günü ümit ve sabırla beklemekteyiz

    15 Temmuz başarız darbe kalkışması gerekçe gösterilerek, Türkiye Hükümeti bir çok hukuksuz Kanun Hükmünde Karanameye imza attı. Bunun neticesinde yaşanan mağduriyetleri Hollanda’nın Başkenti Amsterdam şehri yakında ki Zaanse Schaans’da biraraya gelen KHK’lı akademisyenler ve öğretmenler, kamuoyu ile paylaştı.

    Zaanse Schaans’da ellerindeki pankartlarla toplanan Broken Chalk üyeleri adına açıklamayı Broken Chalk Eş-Başkanı Atilla Erol yaptı. Erol, şunları söyledi: ‘Bu gün burada toplanma amacımız;  başarız bir darbe bahane edilerek, Türkiye’de, mesleklerinden ihraç edilmiş, işkenceye maruz kalmış, hapishanelere atılmış, sürgün edilmiş, baskılar neticesi vefat etmiş masum insanların sesi olmak ve yapılan haksızlıkları tüm insanlığa duyurmaktır. Çünkü AKP hükümeti, muhalifleri susturma arzusu ve kendisi gibi düşünmeyen her kesimi yok etmek için her yolu meşru görmesi ile Türkiye’de ve Dünya’da yaşattığı mağduriyetler yaşanmıştır ”

     

    ÜLKESİNE HİZMET EDEN BAŞARILI İNSANLAR İŞİNDEN ATILDI

    Her meslek grubundaki yetişmiş ve başarılı insanları Kanun Hükmünde Kararnameler(KHK) ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Kamu görevinden çıkarılan insan sayısı 126.000’den fazladır. Kendi alanlarında ülkeye çok büyük katkılar sağlamış, saygınlık kazandırmış başarılı doktor, mühendis, savcı hâkim, avukat, diplomat, bilim adamı, din adamı, yazar, sanatçı, siyasetçi sanayici, sporcu, akademisyen, öğretmen ve öğrenciler ve toplumun her kesiminden on binlerce eğitimli insanına hayat hakkı tanımamıştır.

    KHK İLE 15 ÜNİVERSİTE 1065 LİSE 980 DERSHANE 848 ÖĞRENCİ YURDU KAPATILDI

    Mevcut kanunlar ile açılmış ve her türlü denetimden geçmiş olan 15 üniversite, 1065 lise, ortaokul ve ilkokul, 980 dershane, 848 öğrenci yurdu KHK’lar ile kapatılmıştır. Kapatılan bu eğitim kurumlarında görev yapan 35.000’den fazla öğretmen ve 30.000’den fazla yardımcı personel işsiz bırakılmıştır. İşsiz kalan eğitim emekçileri hiçbir özel kurum ve devlet kurumunda çalışamaz duruma düşürülerek büyük bir işsizler ordusu oluşturulmuştur. Kapatılan eğitim kurumlarına ve kurumun eski çalışanlarının tüm mal varlıklarına el konulmuştur. Bunların yanı sıra bu insanlar ve aileleri hiçbir sosyal haklardan da faydalanmalarına müsaade edilmeyerek adeta sosyal ölüme mahkûm edilmişlerdir. Eğitim İşverenlerini Kalkındırma Sendikası(EKASEN), Eğitim Pak Sendikası ve Aktif Eğitimciler Sendikası (AKTİFSEN) kapatılmıştır.

    Kapatılan eğitim kurumlarının öğretmenlerin tamamına yakını terör örgütü üyeliğinden soruşturmaya tabi tutulmuştur. Gözaltına alınan kişiler, tek kişilik hücre uygulamasına, uzun süre gözaltında tutulmaya ve hukuksuz yargılamalara maruz kalmışlardır. Bu uygulamalar başlı başına aşağılayıcı ve toplum nezdindeki itibarlarını yok etmeye matuf bir cezadır, Ayrıca mağdurlar işkence ve kötü muameleye de maruz kalmışlar, 12 kişilik cezaevi koğuşlarında 40-50 kişi kalmak zorunda bırakılmışlardır. Bu yapılan muameleler bir insanlık suçu ve insan hakları ihlalidir.

    780 BEBEK VE ANNELERİ HAPİSTE

    İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 511.000 kişi hakkında adli soruşturma açmış, 125.000’den fazla insan “terör örgütü üyeliği”nden gözaltına alınmıştır. Bugün itibariyle hapishanelerde 31.000’den fazla tutuklu bulunmaktadır. Türkiye Hapishanelerde hapishânelerinde 11.000 civarında kadın tutuklu bulunurken, 780 bebek ise çocukluğunu yaşayamadan anneleri ile birlikte cezaevlerinde büyümektedir.

    Çok sayıda insan Türkiye içinde ve yurt dışında istihbarat teşkilatı tarafından kaçırılmış ve ağır işkencelere tabii tutulmuştur. Bu insanların bir kısmından hala haber alınamamaktadır. Ayrıca ağır hastalığa sahip mahkûmların tedavileri kasten yapılmamakta ve ölüme terk edilmektedirler. Türkiye içerisinde de birçok kanser hastasına yurt dışı yasağı konularak tedavi olmalarına müsaade edilmemiş ve devlet eliyle ölümlere sebebiyet verilmiştir.

    EGE DENİZİ’NDE VE MERİÇ NEHRİ’NDE ÖLÜMLER YAŞANDI

    15 Temmuz hain darbe tiyatrosu ve Erdoğan rejiminin nefret söylemi, baskıcı, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı yaklaşımı ile ülkede birlik ve beraberlik bozulmuştur. İnsanların birbirlerine karşı ve devlete olan güvenleri kaybolmuştur. Pasaportlarına el konulan ve yurtdışı yasağı olan masum insanlar evini, yurdunu, yuvasını bırakıp kaçak yollar ile özgür ve demokratik bir yaşam umuduyla Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kalmıştır. Birçok insan da yollarda hayatlarını kaybetmiştir.

    Birleşmiş Milletlere, Avrupa insan Hakları Mahkemesi’ne, Avrupa Birliği parlamenterlerine, basın kuruluşlarına ve bütün halklara, Türkiye’de yaşanan zulme, Erdoğan rejiminin hukuksuzluğuna, diktatörce tutumuna ve sebep olduğu mağduriyetlere sessiz kalmamalarını ve sorumluluklarını yerine getirmelerini istiyoruz. Hukukun üstünlüğünün sağlanması ancak insani dayanışma ile olacağına inancımız tamdır.

    Broken Chalk Platformu olarak; 15 Temmuz 2016’dan günümüze kadar yaşanan her türlü hukuksuzluğun adil mahkemelerce yargılanacağı, gerçek suçluların bulunup cezalarını çekeceği günü ümit ve sabırla beklemekteyiz. Bizler daima mağdur ve masum insanların yanında bütün hukuksuzluk ve haksızlıkların sesi olmaya devam edeceğiz.

    KHK’lı öğretmenler Hollanda’dan seslendi: Dünya artık bu mağduriyetleri duymalı

    5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle Hollanda’nın Dan Haag Parlamentosu önünde bir araya gelen KHK’lı öğretmenler, yaşanan mağduriyetleri kamuoyu ile paylaştı.

    Parlamento binası önünde ellerindeki pankarlarla toplanan Victim Edicator Platform ile Broken Chalk üyeleri adına açıklamayı Broken Chalk Platformu Sözcüsü Erdinç Demirok yaptı. Demirok, eylemin amacını şöyle anlattı: “Bugün 5 Ekim Dünya öğretmenler günü olarak anılmaktadır. Broken Chalk ve Victim Edicator Platformları olarak 5 Ekimde Dünyadaki bütün öğretmenlerin bu özel gününü kutlamak, ayrıca Türkiye ve Dünyada işkenceye maruz kalmış, hapishanelere atılmış, sürgün edilmiş, baskılar neticesi vefat etmiş öğretmenlerin sesi olmak için burada topladık. Türk hükümetinin Türkiye’de ve dünyada yaşattığı mağduriyetlere dikkat çekmek istiyoruz.

    Türkiye’de, özellikle 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonları sonrasında, kendisine muhalif olan toplumun tüm kesimlerini hedef alırken, hiç kuşkusuz en ağır darbeyi Hizmet Hareketi ve gönüllülerine almıştır.  “Allah’ın bir Lütfu” olarak adlandırdığı 15 Temmuz başarısız darbe girişimi, OHAL ve sonrasındaki uygulamaları ile Türkiye’yi hukuk devleti olma normundan uzaklaşmıştır.

    KHK İLE 15 ÜNİVERSİTE 1065 LİSE 980 DERSHANE 848 ÖĞRENCİ YURDU KAPATILDI

    Türkiye hikimeti her meslek grubundaki insanları Kanun hükmündeki kararnameler(KHK) ile işten çıkardı. 126 bin’ den fazla insan kamu görevinden ihraç edildi. 126 binin 34’i öğretmen ve 6081’i akademisyendir. Yine KHK’lar ile 15 üniversite, 1065 lise, ortaokul ve ilkokul, 980 dersahane,848 öğrenci yurdu kapatılmıştır. Kapatılan bu eğitim kurumlarında vazife yapan 35 Bin’ den fazla öğretmen ve 30 Bin’ den fazla yardımcı personel işsiz bırakılmıştır. Kapatılan eğitim kurumlarına el konulmuştur. 15 Temmuz sonrası eğitimcilerin işveren, işçi ve kamu sendikaları kapatılmıştır. Bunlar Eğitim işverenlerini kalkındırma sendikası (EKASEN), Eğitim Pak sendikası ve Aktif Eğitimciler Sendikası (AKTİFSEN). İçişleri bakanlığının verilerine göre 511.000 kişi hakkında adli soruşturma açmış, 125 Bin’ den fazla insan Terör örgütü üyeliğinden gözaltına alınmıştır hali hazırda hapishanelerde 31 Bin’ den fazla tutuklu bulunmaktadır. Bu soruşturmalar kapsamında öğretmenlerin tamamına yakını terör örgütü üyeliğinden soruşturmaya tabi tutulmuşlardır. Gözaltına alınanınlar, tek kişilik hücre uygulamasına, uzun süre gözaltında tutulmaya ve hukuksuz yargılamalara maruz kalmışlardır. Bu uygulamalar başlı başına aşağılayıcı bir cezadır, ancak daha da önemlisi, bu sürede mağdurlar işkence ve kötü muameleye maruz kalmışlardır. 8-12 kişilik koğuşlarda 40-50 kişi kalmakta ve en basit insani ihtiyaçlar dahi karşılanamamaktadır.

    EGE DENİZİNDE VE MERİÇ NEHRİNDE ÖLÜMLER YAŞANDI

    Cezaevlerinde 54 belgelenmiş, şüpheli ölüm vakası bulunmaktadır. Bu şüpheli ölümler aslında işkence ve tıbbi bakım yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Gökhan Açıkkollu bu gözaltında işkence ve ilaçlarının verilmemesi sebebi ile vefat etmiş ve vefat görüntüleri sosyal medyada yayınlanmıştır. Türkiye’deki hukuksuzluk ve toplumun baskılarından dolayı imkân bulan insanlar kaçak yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalmışlardır. Bu yolculuklar sırasında Ege denizinde ve Meriç nehrinde çok sayıda ölümler yaşanmıştır. Bunlardan bazıları Anne Baba öğretmen Maden ailesi üç çocuğu ile birlikte Ege denizinde, yine anne baba öğretmen Doğan ailesi ve bir çocukları ile Meriç nehrinde, Öğretmen Halil Dinç Atina’da kalp krizi ile vefat edenlerdendir. Son olarak geçen hafta içinde Ege denizinde Erdoğan rejiminden kaçan 19 eğitimci ve akademisyenin bulunduğu bot alabora olmuş 1 bebek, 4 çocuk ve 2 kadın toplam 7 kişi vefat etmiştir. 2016 yılından bu yana Türkiye’de 29 vatandaşı zorla kaçırılma vakası bulunmaktadır ve bu kaçırılanların bir kısmı öğretmen ve akademisyendir. Geçmiş dönemin beyaz Toroslarının yerini maalesef bugün siyah Transportlar almıştır. Mağdurların aylarca hangi koşullarda ve nerede oldukları bilinmemektedir. İşkence ve diğer kötü muamelelere maruz kaldıkları muhakkaktır.

     

    Bu Haber Gazeteci Basri Doagan’ın haberi sadeleştirilerek yazılmıştır,

    Amsterdam Dam Meydanı’ndan çağrı: Tutsak 780 bebeği ve annelerini serbest bırakın

    Türkiye’de 0-5 yaş arası 780’den fazla çocuğun annesiyle birlikte cezaevlerinde tutulması, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Broken Chalk aktivistleri tarafından protesto edildi.

    Bebek, çocuk ve annelerinin serbest bırakılması için çağrıda bulunan aktivistler, ellerindeki dövizlerle yaşanan trajedileri kamuoyuyla paylaştı.

    Broken Chalk ve gönüllü aktivistler tarafından organize edilen protesto için bisikletleriyle Amsterdam Dam Meydanı’ndaki Kraliyet binası önüne gelen eylemciler burada basın açıklaması yaptı.

    Broken Chalk Eş-Başkanı Atilla Erol basın açıklamasında şunları söyledi: “Bu hafta Birleşmiş Milletler İnsani Dayanışma Günü münasebeti ile toplandık. Broken Chalk olarak İnsani dayanışma gününde, Dünyada eşit ve kaliteli eğitime ulaşamayan, barış ve adalet içinde yaşayamayan, işkenceye maruz kalan, hapishanelere ömür tüketen, ülkelerinden sürgün edilmiş, baskılar veya savaşlar neticesinde hayatın kaybetmiş bütün eğitimciler, eğitim alan öğrenciler ve bütün insanlığın sesi olmak için buradayız. Dünya genelinde birçok hukuksuzluk ve savaşlar neticesinde milyonlarca insan memleketlerinden ayrılmak zorunda kalmış ve gittikleri ülkelerde mülteci olarak yaşamaktadır. Son yıllarda bizlerinde aralarında bulunduğu binlerce eğitimci ve diğer meslek sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da ülkelerindeki  baskıları neticesinde Avrupa ve diğer ülkelerde mülteci olmak zorunda bırakılmıştır.
    Türkiye’de, 15 Temmuz başarısız darbe girişimi, OHAL ve sonrasındaki uygulamaları ile Kuvvetler ayrılığı ilkesini, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının yok sayılması neticesinde  Türkiye’deki tüm toplumsal kesimleri özellikle Kürtleri, Alevileri, Liberal görüşleri ve Hizmet hareketinin mensubları bircok insan haklaı ihlallerine maruz kalmıştır.

    TÜRKİYE CEZAEVLERİNDE 54 BELGELENMİŞ ŞÜPHELİ ÖLÜM VAKASI

    Türkiye cezaevlerinde 54 belgelenmiş, şüpheli ölüm vakası bulunmaktadır. Bu şüpheli ölümler aslında işkence ve tıbbi bakım yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Gökhan Açıkkollu bu gözaltında işkence ve ilaçlarının verilmemesi sebebi ile vefat etmiş ve vefat görüntüleri sosyal medyada yayınlanmıştır.
    Türkiye’deki baskılardan kaçan insanlar diğer ülkelere mülteci olarak kaçak yollardan geçmektedirler. Bu yolculuklar sırasında Ege denizinde ve Meriç nehrinde çok sayıda ölümler yaşanmıştır.

    CEZAEVLERİNDE 780 BEBEK

    Günümüz Türkiye’sinde 780 bebek anneleri ile birlikte hapishanelerdedir. Ayrıca binlerce bebek ve çocukta annesi ve babası aynı anda tutuklu olup zor şartlarda hayat mücadelesi vermektedir.Türkiye Milli İstihbaratı tarafından organize edilen kaçırılma ve kaybetme eylemleri sadece Türkiye sınırları içinde değil, yurtdışında yaşayan eğitimcileri de hedef almaktadır. Türk Dışişleri Bakanı, 18 ülkeden MİT tarafından 100 kişinin kaçırılmasınu komuoyu ile paylaştı, Bu insanların ağır işkencelere maruz kaldığı bilinmektedir. Afganistan, Azerbaycan, Arnavutluk, Bulgaristan, Gabon, Endonezya, Kazakistan, Kosova, Malezya, Myanmar, Tayland, Pakistan ve Katar’da öğretmen ve diğer meslekten insanlar kaçırılmıştır. Son olarak Bosna Hersek’te Eğitimci Fatih Keskin gözaltına alınmış ve Türkiye ye iade edilmek istenmektedir. Bu hukuksuzluğa bütün dünyanın ses olup dur demeye çağırıyoruz. Dünyadaki ve özellikle gelmiş olduğumuz Türkiye’deki zor şartların değiştirilmesi, insanlığa duyurulması ve hukukun üstünlüğünün sağlanması ancak insani bir dayanışma ile olacaktır.”

     

    Bu Haber Gazeteci Basri Doagan’ın haberi sadeleştirilerek yazılmıştır,

    AYM’den kritik karar: “Gergerlioğlu’nun ifade hürriyeti ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ihlal edildi”

    Vekilliği düşürülen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) oybirliğiyle ihlal kararı verdi.

    Mahkeme Gergerlioğlu’nun “ifade hürriyeti”nin ve “siyasi faaliyette bulunma hakkı”‘nın ihlal edildiğine hükmetti. Ayrica Gergerlioğlu’na 30 bin TL tazminat ödenmesi de kararlaştırıldı.

     

    Kararı duyuran oğlu Salih Gergerlioğlu, “Anayasa Mahkemesi, babam hakkında ‘hak ihlali’ kararı verdi. Tahliye oluyor babam tahliye oluyorrr” ifadelerini kullandı

     

    106 gündür cezaevinde bulunan Gergerlioğlu’nun tahliyesi için ilk cezayı veren Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılması da kararlaştırıldı. Bu karar sonrası Gergerlioğlu tahliye edilmesi bekleniyor. Enis Berberoğlunda olduğu gibi vekilliğe geri dönüşünün yolu açılmış oldu.

    İnsan hakları savunucusu Gergerlioğlu sosyal medyada yaptığı bir paylaşım dolayısıyla “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası almış ve bu ceza Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı. Meclis Genel Kurulu’nda okunan kararın akabinde HDP’li milletvekili Gergerlioğlu’nun vekilliği düşürüldü.

     

    Mağduriyet Dönemlerinde Değerler Eğitimi

    Broken Chalk derneğinin faaliyetleri kapsamında, ‘BC Perspektive’ başlığı altında  canlı yayında aylık periyotlarla gerşekleştirilmesi planlanan seminer serisinin ilki, 7 Haziran 2021 Pazar günü Avrupa saati ile saat 19.00’da gerşekleştirildi. Broken Chalk kurumsal Youtube hesabından canlı olarak yayınlanan proğramda;

    Kriz ve mağduriyet dönemlerinde aile ortamında değerler eğitimi nasıl olmalı?

    sorusunun cevabını, çalışmalarını eğitim ve kültür  üzerinde yoğunlaştıran, öğretilerinde, eğitimlerinde, araştırmalarında ve yayınlarında özellikle pedagojiye, değerlere ve topluma odaklanan, farklı ülkelerde, çok kültürlü toplumlarda öğretim üyeliği yapan ve yurtdışında deneyimler kazanan kıymetli bir araştırmacı, Sayın Prof. Dr. İbrahim Kurt açıkladı.

    Prof. Dr. İbrahim Kurt konuşmasında, çocuğun, hayatına yön veren ilk bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıkları öncelikle ailede öğrendiğini, küçük yaştan itibaren öğretilen bilgiler çocukta davranış özelliğine dönüştüğünü, davranışlar ise zamanla alışkanlıklara, alışkanlıkların da zamanla değerlere dönüştüğünü ifade etti.

    Kısaca, Ailede öğretilen değerlerin yaşamın bir parçası haline geldiğini vurguladı.

    ‘Aile’ ve ‘Değerler Eğitimi’ kavramlarını spesifik olarak mağduriyet süreçleri bağlamında değerlendiren Sayın Kurt, mağduriyet dönemlerinde ailenin yapabileceği pratik uygulama ve yöntemlerin neler olabileceğini tümevarım yönemiyle açıklık getirdi.

    BC Perspektive proğram serisinin bir sonraki bölümü, 27 Haziran 2021 tarinde Avrupa saati ile saat 19.00’da ‘Birleşmiş Milletler 26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’ temasıyla gerçekleştirilecektir.